Adana Havaalanı sahipsizlik, kimsesizlik, keşmekeşlik, bilgisizlik, bilinçsizlik ve işbilmezlik yüzünden Tarsus Yenice'ye taşındı..
Elimizde orası kalmıştı, o da attaaaaa'ya gitti.
-Bakan oldu mu?
-Olmadı.
-Gören oldu mu?
-Olmadı.
-Ayağa kalkan oldu mu?
-Olmadı.
-Sesini yükselten, "ne yapıyorsunuz" diyen oldu mu?
-Olmadı.
-Utanan oldu mu?
-Olmadı.
-Hicap duyan oldu mu?
-Olmadı.
-Yüzü kızaran oldu mu?
-Olmadı.
A be benim iki gözüm, nur ayn'ım.. Sen bu anlayışta olunca, elin oğlu sana acımaz, tüm değerlerini "kafana vura vura" elinden alır, başka illere taşır.
........
Havaalanımız, "durduk yere değil, koşturuk yere" Tarsus'a götürüldü..
Gitmek bir dert, gitmemek bin dert.. Sözkonusu alana ulaşım sağlayan Havamaş firması var.. Adamlar, meydanın BOŞ, hatta BOMBOŞ olduğunu görünce.. Karışan, denetleyen, hesap soran, sorgulayan olmayınca;
"Taşıma ücreti bedeli olarak, kişi başı 250 lira alıyor, darphane misali para basıyor."
Efendilere (!) verdiğiniz paraları bir yıl boyunca kumbaraya atın, Tarsus'un yarısını, Yenice'nin de tamamını satın almazsanız eşek gibi anırmaya hazırım.
Katedilen mesafe ortada.. O mesafenin "mesafesini" belirtmekten inanın utanıyorum..
Elinizdeki gazetenin ilk haberinin yarısını bile okuyamadan varmak istediğiniz yere ulaşırsınız.
"Hoşgeldiniz"
100 yazar,
"buyurun inin"
150 basar..
"Yersen" misali.
........
Bazı hassas konularda "çok pısırık, çok güdük ve çok hödük" kaldığımızı söyler dururum..
Yapmamız gerekenleri yapabilmemiz için, yürekli tavırlar sergilememiz gerektiğini kelamlarımın kuyruğuna eklerim.. Bunun için tek yolun, tek şartın; "BİR olmak BİZ olmak" olduğunu haykırır dururum."
-Bunu düşündük mü?
-Hayır.
-Başardık mı?
-Hayır.
Bilakis, tam tersi bir tutum sergiledik.. Daha sessiz, daha pısırık, daha ürkek, daha korkak davrandık..
Eeeeee... Sen bir OT'a yaramayınca, elin oğlu sana "kundura bağcığı" gibi bakmaz da ne eder be güzel kardeşim?