Bir dönem ülkemizde Lübnan'ın nüfus yapısı örnek ve rol model olarak önümüze birileri tarafından sürülmeye çalışılmıştı. Elbette sert tepkiler gösterildi.

Bugün azgın İsrail'in maalesef saldırısına uğrayan Lübnan çok dinli, çok dilli, çok milletli ve çok mezhepli olmanın çok ağır bedelini ödüyor. Yani, bir ülke, için de yaşayan unsurlar açısından mozaik olarak hayatını devam ettiremez. Çünkü en ufak bir iç, dış saldırılarda tespih taneleri gibi ayrılır ve dağılır. Bunu iyi bildiği için ABD yöneticileri konuşmalarında Amerikan Milleti ifadesini kullanır. Yani, ABD’de komik denecek ölçüde tek millet yaratılmaya çalışılır.

Lübnan'da, azgın İsrail'in saldırılarında kendinden olmayanların zarar görmesine üzülmüyorlar, aldırış etmiyorlar. Ne kadar yazık ve ne kadar üzücü değil mi?

Lübnan'da tam 18 çeşit resmi olarak tanınmış grup var. Bakın sayalım: Sünni, Şii, Nusayri, Şii-İsmaili, Dürzi, Maroni Katolik, Rum Ortodoks, Evanjelist Protestan, Ermeni Apostolik, Ermeni Katolik, Latin, Süryani Katolik, Süryani Ortodoks, Doğu Süryani, Keldani Katolik, Kıptı, Yahudi. Ayrıca yerli 80 bin Türk, Suriye'den göç eden 125-150 bin arası Türk var.

Peki, bu kadar farklı dil, din, millet, mezhep olan Lübnan'ın nüfusu nedir? 6 milyon!

Bu aşamadan sonra bu Lübnan örneğinden umarım birileri ders alır ve almıştır. Türkiye'nin Milli ve Tekil (Üniter) devlet olması ülkede herkesin yararınadır. Ülkede yaşayan herkes - ki  istilacı Suriyelileri elbette saymıyorum - Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran asli unsur Türk Milleti'nin garantisi  ve güvencesi altındadır. Bu nedenle, ülkemizi Lübnan falan filan gibi ülkelerle karşılaştırarak örnekler sunma gayretleri en çok sunanların aleyhine olabilir. Milli Mücadele, Osmanlı bakiyesi Türk Milletini tamamen yok etme isteğine karşı duruştur. Yani, mozaik bir imparatorlukta Türk Milleti yalnızlaştırılmıştır. Büyük Başbuğ Atatürk ve arkadaşları Türk Milleti'nin bu yalnızlaştırılmasına ve bir aşama sonrasında da yok edilmesine meydan okumuştur. Peki, Türk Milleti'nin bu meydan okuyup başarmasından ayrıca kimler yararlanmıştır? Elbette Müslüman azınlıklardan kendi kurtuluşunu, Türk Milleti'nin kurtuluşunda görenler yararlanmıştır. Dolayısıyla, Milli ve Tekil(Üniter) devlet olmak bir ülkede azınlıkların da lehine olabilir. Türkiye bunu başaran ülkelerden biridir. Bu konuda bizim örneğe ihtiyacımız olmadığı gibi doğrudan kendimiz dünyaya örneğiz.

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.