Yaz sıcağından çıkan Adanalılar serinleyen havalara alışmakta zorlanıyor. Gündüz güneş yüzünü yaz sıcağı gibi gösterse de akşamları esen serin rüzgâr vücudumuzu hazırlıksız yakalıyor. Havanın bir açıp bir kapaması, bir günde dört mevsim yaşamamız virüslerin yayılması için adeta davetiye çıkarıyor. Özellikle mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemi zayıflayanlar hastalıklara daha hızlı yakalanmaya başlıyor.

Son günlerde şehirde grip, nezle vakaları dikkat çekiyor. Eczaneler öksürük şurubu ve vitamin takviyesi isteyenlerle dolup taşıyor. Bende çocuklar için vitamin takviyesi alanlardanım. Doktor muayenehanelerinde yoğunluk her geçen gün artıyor. Özellikle çocuklar arasında hastalıklar zincir gibi yayılıyor. Birinin öksürüğü, diğerinin ateşi derken sınıfın yarısı hasta hale geliyor.

Okullar bu dönemde hastalıkların en hızlı yayıldığı yerlerden biri. Çocuklar gün boyu aynı ortamda nefes alıp veriyor, oyuncakları ve eşyaları paylaşıyorlar. Eller sık sık yıkanmadığında mikroplar kolayca bulaşıyor. Ebeveynler için bu durum endişe verici. Çünkü evde bir çocuk hastalandı mı, genellikle tüm aile etkileniyor.

Bu durum karşısında ne yapabiliriz? Öncelikle bağışıklığımızı güçlü tutmak en etkili savunma. Dengeli beslenmek, bol sıvı tüketmek, düzenli uyumak şart. C vitamini yönünden zengin gıdalar, taze sebze ve meyveler sofralardan eksik edilmemeli. Bolca oksijen ve bolca güneş almak direnci artırıyor.

Hijyen gripten korunmanın en basit ama en etkili yolu. Özellikle dışarıdan eve geldiğimizde eller mutlaka sabunla yıkanmalı. Kalabalık ortamlarda maske takmak, virüslerin yayılmasını ciddi şekilde azaltıyor. Ortak kullanılan eşyalar ve yüzeyler sık sık temizlenmeli.

Çocuklar içinse hijyen eğitimi erken yaşta başlamalı. Onlara ellerini yıkamanın önemini oyunla anlatmak faydalı olabilir. Özellikle okullarda sabun, dezenfektan ve havalandırma düzenli kontrol edilmeli. Öğretmenlerin ve velilerin iş birliği içinde olması önemli çünkü sağlıklı çocuk, sağlıklı okul demektir.

Adana gibi kalabalık ve hareketli bir şehirde toplu taşıma da risk oluşturuyor. Otobüs, minibüs gibi kapalı alanlarda bulaşma ihtimali artıyor. Mümkünse camların açık tutulması, el temasından kaçınılması öneriliyor uzmanlar tarafından. Hastayken dışarı çıkmak yerine evde dinlenmek hem kendimize hem başkalarına iyilik olur. Bir kişinin dikkatli olması onlarca insanı koruyabilir.

Sonbaharın gelmesiyle birlikte vitamin takviyesi almak isteyenler çoğaldı. Ancak unutulmamalı ki her vücut farklıdır. Gereksiz veya fazla kullanılan takviyeler yarardan çok zarar verebilir. En doğru yol, bir doktora danışmak ve kan değerlerine göre hareket etmektir. Sağlık rastgele değil bilinçli korunmayla sağlanır.

Evlerimizde de basit ama etkili önlemler alınabilir. Pencereyi günde birkaç kez açmak, havayı temizler. Kaloriferleri yakarken ortamı fazla kuru bırakmamak nem oranını korumak gerekir. Çünkü kuru hava, boğaz ve burun yollarını tahriş edebilir. Bitki çayları içmek, ılık duş almak ve dinlenmek vücudu toparlar. Küçük alışkanlıklar büyük koruma sağlar.

Adana’da havalar serinlerken dikkatli olmalıyız. Mevsim geçişleri gelip geçicidir ama sağlığımız kalıcı olmalı. Kendimizi ve sevdiklerimizi korumak elimizde. Bu dönemde biraz daha özen biraz daha sabır gerekiyor. Bütün okuyucularıma, ilimize ve ülkemize sağlıklı günler dilerim.