Bu hafta Amazon Prime Video’da çıkan Cinderella filmini izledim. Hayatım boyunca hep hayal gücü çok olan, yaratıcı ve imkansızı isteyen bir tip olmuşumdur.

Cinderella filmindeki üvey anne, üvey kız kardeşler Cinderella’yı ne kadar zorluyor dimi? Cinderella ise her şeye iyi niyetle yaklaşıyor, iyilik yap denize at mantığıyla işte. Sonra mutluluğu ve aradığı aşkı buluyor. Tabii gerçek dünyada masallar gibi hep iyiler kazanmıyor insanlar hep aradığı doğru aşkı bulamıyor.

Karşıma hep binlerce erkek çıktı hepsi kendine göre hazırdı benimle bir hayat paylaşmaya. Fakat, ben hiçbir zaman hazır olamadım. Arada bir birkaç ay konuştum bazılarıyla sonra hep kusurlar gözüme battı. Kusurların gözüme batmadığı bir kişi olmadı. Kusurlar gittikçe büyüyor, büyüyor ve dağ oluyordu. Herkes aşk aramaz tabii, kusurları umursamaz ama ben öyle değilim onu fark ettim.

Adanalı bir ailede büyüdüm. Ailem muhafazakar, kendine göre doğruları olan ve bunları benimsemiş bir aile. Ben de düşüncelerim ve yaşamak istediklerim ile ailem arasında sıkışıp kaldığımı fark ediyorum bazen. Aileme göre görücü usulü evlilik en doğru olanı ve karşına çıkan ilk ciddi sevgilinle evlenmek. Ailemin doğruları var ve benim onları yapmamı istiyorlar. Mesela onlara göre kız belli bir yaşa kadar evlenmiş olmalı, ister görücü usulü ister değil. Dedim ki yaşı mı olur bu işin? 3 yaşında çocuklar birbirleriyle evlenmiyor bireyler evleniyor. Doğru kişi olduğu zaman olur; kısmettir bu iş. Belki benim iyiliğim için öyle söylüyorlar ama olmuyor işte. Çünkü, herkesin kendi doğrusu var. Tabii ki, ilk karşına çıkan kişi doğru kişiyse o evlenilecek kişi olabilir ama hiçbir zaman için yüzde yüz emin olmadan evlenmemek lazım sonuçta yanlış kişi ve yanlış evlilik bir aileyi çok hızlı yıkıma da sürükleyebilir. Değerlerimizi korumayalım demiyorum ama daha bilinçli bireyler olalım. Daha farkındalıkları yüksek olalım.

Düşündüm de bütün bunların içerisinde hayatımda gerçek ve mantıklı aşkı bir gün beni bulursa galiba hiç kaybetmeyeceğim. Gerçi aşkta mantık var mı ki? Cinderella’daki aşkta mantık var mıydı? Hayali, yaratıcı ama kesinlikle imkansız değildi. Neyse bu aşk işte milyonda bir denk gelir, şans, kader, tercih ve tesadüfü kapsar. Kaybetmemek lazım ya da en azından en az bir kez olsun yaşamak, bilmek, hissetmek…