Ne Yapılmalı?

Bu husustaki görüş ve önerileri şöyle sıralayabiliriz:

Öncelikle üniversitenin bilim politikası oluşturulmalı. Üniversitenin misyonu ve vizyonu kendi potansiyel gerçekçiliğine uygun olarak belirlenmeli. Buna bağlı olarak tüm birimlerin bilim politikasına uygun kendi hedef ve stratejilerini ortaya koyması gerekir. Daha önce defalarca kâğıt üstünde üniversitenin stratejileri yazıldı çizildi ancak, denetleme ve izleme olmadığı için yazıldığı gibi kaldı. Üniversitede uluslararası düzeyde belirli alanlarda tanınırlığını sağlayan potansiyel alanlarda en kısa sürede destekler sağlanmalı ve araştırma potansiyelini ortaya koymalı. Bunun için bazı radikal kararlar alınması gerekir.

Günümüzde üniversitelerin başarı sıralamasını ve yerini belirleyen kriterlerin yerine getirilmesi için, daha nitelikli araştırma ve makale üretimi en önemli göstergedir. Bunun için

1.Araştırmaya ayrılan bütçeyi dünyadaki eşdeğerlerinin bulunduğu düzeye getirmek,

2.Nitelikli akademik kadrolara sahip olmaktır.

Bütçe Hükümette, Kadro YÖK’te, Üniversitelerin Özerkliği Artırılmadan Yol Alınamaz.

Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi bütçe yönünden üniversitenin bilim politikasına ve stratejik amacına bağlı olarak güçlendirilmelidir. Son yıllarda bu konuda çok önemli gelişme sağlandı ancak, Yüksek Lisans ve doktora projelerin bütçeleri araştırma yapılacak düzeye çıkarılmalı. Üniversitenin güdümlü ve stratejik projelerinin mutlaka oluşturulması ve desteklenmesi sağlanmalıdır. Üniversitenin araştırma potansiyelini ve görünürlüğünü artıracak araştırma gruplarının oluşmasına olanak sağlayacak kadro ve proje imkânı yaratılmalı. Bu konuda potansiyeli olan bütün araştırıcılara ayrıca destek sağlanmalı.

Üniversitenin akademik kadro yapısının güçlendirilmesi ve sürekli taze kan sağlayacak yeni bir yapılanma sağlanmalıdır.

Araştırma üniversitesi olmanın en önemli saç ayaklarından biri de, yabancı dil sorunudur. Dil bilmeden araştırma yapmanın imkânı yok. Yıllık 3 milyon bilimsel makalenin yayınlandığı dünyada kendi alanındaki gelişmeleri anında izlemeden ve bulgularını yayınlamadan araştırmaları izlemek mümkün olmayacaktır. Bunun için öncelikle üniversitenin mutlaka İngilizce hazırlık eğitimi vermesi şart.

Lisans öğrencisi kontenjan ve sayılılarını kademeli düşürmek ve lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) öğrenci sayılarının artırılması gerekir. Bunun için üniversitenin lisansüstü programları öğrenci kayıt merkezi olmanın ötesinde proje-program yapabilen dinamik yapılara dönüştürülmeli. Proje asistanlığı üniversite araştırma projelerine eklenmeli, üniversitenin yaratacağı doktora bursları ile ulusal ve uluslararası ölçekte kabuller ile iyi araştırıcıları bünyesine katması hedeflenmeli. Üniversitenin uluslararası arenada söz sahibi olması için, yabancı araştırıcı ve öğrenci oranı % 5 düzeyine çıkarak projeler üretilmeli. Dünyada üniversitelerin başarı kriterleri arasında sayılan doktoralı öğrenci sayısı, üniversiteye yeni anlayış ve dinamizm kazandırması bakımından önemli.

Üçüncü aşama izleme ve değerlendirmedir. Üretilen plân ve projelerin gerçekleşme durumunun belirlenmesi için, düzenli denetim ve değerlendirme yapılmalıdır. İlk 2-4 yıl içinde belirlediği hedeflere kademeli olarak ulaşması sağlanmalıdır.

Toplumsal Bütünleşme ve Destek Olmazsa Sıralamanın Önemi Olmaz.

Başta üniversitelerin bulunduğu iller ve bölgeler olmak üzere bilimin gelişiminin kendilerinin yaşamının da anlamlı olacağı bilinci ile üniversitelerin güçlenmesi beraberinde bölgelerine katacağı teknolojik transfer ve olanaklar çarpan etkisi ile çok sayıda alanda etkiler yaratacaktır. Bu bağlamda başta illerin, belediyeler, sanayicileri ve ilgili kitle örgütleri mutlaka bilimin toplum hayatında anlamı bir yer edinmeleri için destek sunmaları gerekir. Bu bilinçle top yükün bir seferberlik gerekiyor. Yoksa bilim gelişmedikçe teknoloji gelişmez ve toplumun refahında geriler. Bunun çok örneğini Amerika’da otomotivin bir dönem merkezi konumundaki iller (Detroit)ve bölgeler yaşadı. Toplumun hayatında bilimin olması umarım bundan sonra hak ettiği yeri bulur.

Üniversiteler bir ülkenin kalkınmasında, sosyal ve kültürel yaşamında ve diğer tüm alanlarda

Lokomotif işlevi gören kurumlardır. Karanlığa ışık tutan bilim yuvalarıdır. O nedenle üniversitelerin her türlü ihtiyaçları karşılanmalı ve üstün nitelikli eğitim standartları için güçlendirilmelidir.

SON SÖZ:’’İLİM ÇİN’DE İSE, GİDİNİZ ALINIZ.’’ *Hz.Muhammed*