31 Ağustos 1976 tarihinde Fransa ile İngiltere arasındaki zorlu 33 kilometrelik Manş Denizi’ni 9 saat 2 dakikalık rekor derecesiyle geçen ve aradan geçen 50 yıla rağmen bu rekoru kırılamayan Erdal Acet'in hayatı, titiz bir araştırmayla kitaplaştırıldı.
60-70 Yıllık Arşivler Tarandı, Efsane İsimler Bir Araya Getirildi
Geçtiğimiz günlerde Adana’ya gelerek milli rekortmen Erdal Acet’i evinde ziyaret eden ve kendisiyle birebir görüşmeler gerçekleştiren Fulya Gümüşburun De Moor, kitap sürecini şu sözlerle anlattı:
"222 sayfalık bu kitabı çıkarmak hiç kolay olmadı. Hayatta olan eski yüzücülerle görüştüm, 60-70 yıllık gazete arşivlerini tek tek taradım. Suya iz bırakan ve asla vazgeçmeyenlerin mücadelesini yansıtmaya çalıştım. Kitabımda Erdal Acet’in yanı sıra Nejat Nakkaş, Ersin Aydın, Canan Ateş, Murat Güler, Doğan Şahin, Haldun İşmen, Nesrin Olgun Arslan, Kazım Kazbay, Ahmet Nakkaş, Gürhan Bencan, Selahattin Morkal ve Bora Özkök gibi ultramaraton yüzücüsü şampiyon sporcularımıza da yer verdim."
"Erdal Acet Türk Yüzme Tarihinin Yaşayan Efsanesidir"
Eşi Hollandalı olan ve uzun yıllardır Türkiye ile yurt dışında pek çok açık su yarışına katılan De Moor, Erdal Acet’in kariyeri boyunca ulusal ve uluslararası alanda profesyonel olarak 14 ultramaraton yüzdüğünü vurguladı. Acet’in antrenörü Kutal Özülkü gözetiminde gerçekleştirdiği tarihi Manş geçişinin yanı sıra 1977’deki çift yönlü denemesine ve Capri-Napoli, Varna, Burgaz ile İstanbul (Marmara) maratonlarındaki başarılarına kitapta geniş yer verildiğini belirtti.
Aynı zamanda Adana Demirspor’un efsanevi sutopu takımıyla "Yenilmez Armada" unvanını paylaşan Erdal Acet’in Türk sporuna kattığı değerin unutulmaması gerektiğinin altını çizen De Moor, "Erdal Acet Türk yüzme tarihinin yaşayan efsanesidir. Adana’da uygun bir yere mutlaka heykeli dikilmelidir" çağrısında bulundu.
Ziyaretleri kapsamında Manş Denizi’ni 1977 yılında geçen ilk Türk kadını olan Nesrin Olgun Arslan’la da bir araya gelerek bilgi ve belge alan yazar, sulama kanallarından çıkarak dünya çapında başarılara imza atan Adanalı sporcuların hikâyesini gelecek nesillere kalıcı bir eserle aktarmış oldu.





