Evet, gerçekten eli kalem tutan ve kamuoyuna bilgi aktarma konumunda olan bir kişi şu dönemde başka bir konu yazsın bakalım, mümkün mü? Yazılacak bir tek konu var: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlık-yokluk meselesi. Gerçekten bu dönemde durumumuz budur. Geniş bir ilişki ağı içerisinde gördüğüm de büyük oranda budur. Bir süreden beri toplumun yaşadığı çeşitli hayal kırıklıkları, içinde bulunduğumuz şartları çok iyi anlatmaktadır aslında. Sizce de öyle değil midir? Büyük hayal kırıklıkları insan düşüncesinde, ruhunda derin izler bırakmaz mı? Hiç ummadığı, beklemediği yerden gelen darbe kişinin kalbini, beynini ağır yaralamaz mı? Böyle durumlarda insan başka ne düşünebilir? Sadece bu büyük hayal kırıklığı yaşayanlar için bile ülkenin içinde bulunduğu ağır şartları görmek mümkündür. Gerçekten Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak beka sorunu ile karşı karşıya olduğumuzu görelim ve anlayalım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, emperyal güçlerin Lozan'da kaybettikleri Sevr dayatması ile bu dönem açık bir biçimde karşı karşıyadır. 1. Dünya Savaşı, Mondros, Sevr vesaire gibi yüz yıl önce yaşananların bir tek nedeni vardır aslında: Türk Milleti'ni önce Avrupa'dan, sonra Balkanlar'dan ve sonunda Anadolu'dan geldiği yere, Orta Asya'ya geri göndermek. Sanki Türk Milleti bu coğrafyaya sonradan gelmiş gibi. 1000 yıllık bu girişim işte son olarak Sevr ile halledilmişti kendilerince. Ancak Milli Mücadele ve sonunda Lozan hesapta yoktu. İşte bu dönemde Anadolu Türklüğüne diyorlar ki, Milli Mücadele ve Lozan ile kazandığınız Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni elinizden alacağız. Bu gerçekler için öyle emperyalizm falan gibi gizemli ifadelere de gerek yok aslında. Çünkü bütün batı devletlerinin beyinlerine işlemiş bir gerçektir, Türklerin Anadolu'dan gönderilmesi. Elbette batının sömürgeci anlayışı ile hareket edenlerini kastediyorum. Durum böyle olunca içeriden ve dışarıdan bütün güçleri ile saldırılar ağırlaşmıştır, Türk Sorunu, Türk düşmanları için mutlaka ve bir an önce çözülmelidir noktasına gelinmiştir. Anadolu'da Türk Milleti'nin egemenliğini bir an önce kaldırmak için başka nedenler de var, biliyoruz. Ne gibi? 1990'larla birlikte dünyanın önüne konmuş, büyük kaynaklara sahip Türk Dünyası, İsrail'in önünde duran tek büyük engelin Türk Milleti olduğu gibi vs. Ama neden ne olursa olsun, kaç çeşit olursa olsun sonuç aynı kapıya çıkar ve çıkıyor. Nedir o? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin milli ve üniter yapısını bozup, Devleti kuran iradeyi yok edip, kuruluş ilke ve felsefesini ortadan kaldırmak. Değişmeyen gerçek budur. Bu gerçeğin ışığında Türk Milleti ne yapmalıdır? Tek tek ne yapacağını bilemeyiz elbette. Ancak, ortak bir düşünce olarak Milli Mücadele'ye, Lozan'a ve Mustafa Kemal ATATÜRK'ÜMÜZE sonuna kadar ve ısrarla sahip çıkmalıyız. Çözüm budur, çare budur.