Avustralya- Yeni Zelenda Kolordusuna komuta eden Tuğgeneral William Birdwood,  MUSTAFA Kemal’e yenilir.

İngiltere tarihinde yenilmiş bir komutan olarak yer alır.

Bu yenilgiye rağmen Anzak’lar çok iyi döğüşürler orada.

William Birdwood döndükten sonra, İngiltere Hükümeti buna Mareşal rütbesi verir.

İyi savaştığı için.

Yenilmiş ama iyi savaşmış.

80 yaşına gelmiştir.

1938 yılının 10 Kasım’ı.

Mustafa Kemal Atatürk sonsuzluğa adım attı.

William Birdwood hasta yatağında.

Ayağında kan dolaşımı problemi var.

Kesilme tehlikesi var.

Duyar.

İşte ajanslar geçer, radyolar geçer.

Belli olur ki, Devlet Töreni 21 Kasım 1938’de Ankara’da yapılacak.

Hemen der ki doktorlarına “Ben de katılmak itiyorum”

Buna doktorları şaşırır.

Tebessüm ederler;

“Herhalde verdiğimiz ilaçların yan etkisi nedeniyle, Mareşal biraz bilincini kaybetti…”

Çünkü hasta.

Ama William Birdwood çok ciddi.

“Efendim”derler  “giderseniz, bırakın Türkiye’ye gitmeyi, Londra’nın dışına çıkamazsınız.

Ve ilave ederler:

“Asıl, ayağınız kesilirse kan, kaybından ölürsünüz.

William Birdwood ısrar eder.

Bir İngiliz Birliğini yanına alır.

Gider Mareşal üniformasını giyer.

21 Kasım 1938’de Atatürk’ün naaşı, Etnoğrafya Müzesi’ne geçici olarak giderken burada yürüyemez.

Çünkü ayağı şiştir.

Halk Evi’nin balkonuna getirirler onu.

İngiliz Büyükelçiliği, arkasına yastık koyar.

Ayağının altın da minder koyarlar.

ASİL DÜŞMAN

Büyük önder Atatürk’ü Mareşal üniformasıyla, asasını kaldırarak selamlar.

80 yaşında, ölüm tehlikesini göze alarak; kendisini yenen düşmana karşı, böyle bir saygının ölçüsü 5 binyıllık yazılı savaş tarihinde yok.

Peki ya, düşman tabir edilen bu komutanların, siyasi liderlerin gösterdiği bu saygılar yanında, bizim bazı zırtabozların ona saygısızlık etmelerine ne demeli?

“Allah onları ıslah etsin” demekten başka söz bulamıyorum.