Ama aslında bu satırlar yalnızca Adana’nın değil; Türkiye’nin dört bir yanının iç sesi.
Her sabah telefon ekranına düşen o bildirimle irkiliyoruz: “Motosiklet kazası…”“Genç sürücü hayatını kaybetti…”“Ağır yaralı yoğun bakımda…”
Bir şehirde, bir ilçede, bir kavşakta… Fark etmiyor.
Gün geçmiyor ki bir annenin ocağına ateş düşmesin. Gün geçmiyor ki bir evin kapısı acıyla çalınmasın.
İki Teker, Bir Can
Motosiklet özgürlüktür derler. Rüzgârı yüzünde hissetmektir. Trafikte akıp gitmektir.
Doğru… Ama aynı zamanda iki teker üstünde, savunmasız bir candır. Bir otomobil sürücüsü hatasını tamponla telafi edebilir. Bir motosiklet sürücüsünün ise hataya tahammülü yoktur.
Bir anlık dalgınlık, bir saniyelik hız tutkusu, bir “bana bir şey olmaz” düşüncesi…Ve ardından siren sesleri.
Adana’da, İstanbul’da, Diyarbakır’da… Şehrin adı değişiyor, senaryo değişmiyor.
Sorun Sadece Hız mı? Elbette hız önemli bir etken. Ama mesele sadece hız değil.
Eğitim yetersizliği, Denetim eksikliği, Koruyucu ekipman ihmali, Trafikte motosikletin “yok sayılması”
Ve belki de en önemlisi: Genç yaşta gelen kontrolsüz özgüven. Bir kask takmak hayat kurtarır.
Bir mont, bir dizlik, bir eldiven sakatlığı önleyebilir. Ama hiçbir ekipman, dikkatin yerini tutmaz.
Trafikte Görünmeyenler, Motosiklet sürücüleri çoğu zaman trafikte “görünmez”. Ayna kontrolü yapılmaz. Sinyal verilmez. Kapı aniden açılır.
Ama unutmayalım: O iki tekerin üzerinde bir evladın, bir babanın, bir kardeşin hayatı var.
Bu mesele sadece motosiklet sürücülerinin değil; otomobil kullanan herkesin de meselesi.
Buradan Açıkça Söylüyorum Sevgili motosiklet sürücüsü arkadaşlarım…Hız yapmayın.
“Nasıl olsa kontrol bende” demeyin. Ekipmansız yola çıkmayın. Trafikte kimseye güvenmeyin ama herkesin hatasını telafi edecekmiş gibi sürün.
Sizi bekleyen insanlar var.
Bir mesaj atmadığınızda merak eden, geç kaldığınızda camdan bakan insanlar…Bir kaza haberi olmamak, bir ölüm haberi okumamak istiyoruz artık.
Adana’dan yükselen bu çağrı, aslında Türkiye’nin çağrısıdır: İki teker üzerinde hayatı hafife almayın.
Çünkü mesele motor değil. Mesele hız değil. Mesele gençlik değil. Mesele hayat.