Yıllarca kentin siluetine damga vuran, uzaktan bakıldığında bile "işte ÇUKOBİRLİK" dedirten o 16 katlı dev yapı, saniyeler içerisinde yerle bir oldu. Üç binden fazla dinamitin kullanıldığı kontrollü patlatmayla dev bina kendi içine çökerken, aslında yalnızca beton yığınları değil; bir dönemin anıları da toprağa karıştı.

O bina sıradan bir bina değildi.

Çukurova'nın bereketli topraklarında yetişen pamuğun, yani bir zamanların "beyaz altınının" hikâyesini taşıyordu. Binlerce çiftçinin alın terine, üreticinin umuduna, bölgenin ekonomik yükselişine tanıklık etmişti. Çukobirlik denildiğinde akla sadece bir kurum değil, Çukurova'nın üretim gücü gelirdi.

Patlama anında ortaya çıkan görüntüler gerçekten etkileyiciydi. Mühendislik açısından kusursuz bir operasyon gerçekleştirildi. Yetkililerin ifadelerine göre bu büyüklükteki bir yapının kontrollü dinamitle yıkımı Türkiye'de ilk kez uygulandı. Ancak o dev kütle yere çökerken, birçok Adanalının içi de burkuldu.

Çünkü bazı yapılar betonla değil, hatıralarla ayakta durur.

ÇUKOBİRLİK binası da işte böyle bir yapıydı.

Belki ekonomik ömrünü tamamlamıştı. Belki yerinde yeni projeler yükselecek. Ancak ne yapılırsa yapılsın, yıllarca Adana semalarında yükselen o dev bina, Çukurova'nın üretim tarihindeki yerini korumaya devam edecek.

Bugün yıkılan yalnızca 16 katlı bir bina değildi.

Bugün, pamuğun sarayına son kez veda ettik.