Ustaların sofrasından sayende bir lokma aldık.
Utandık geceyi bekledik.
Kocaman adamlardık.
Sen ne yaptın, ama ne güzel yaptın be çocuk.
Sağolasın kimseler görmeden;
"Geceye ağladık." Diyor şair.
Biz ne diyoruz?
Ona bakalım.
......
"Hakkaniyet" diyoruz..
Karşılığı var mı?
-Yok.
"Bakın" diyoruz..
Karşılığı varmı?
-Yok.
"Görün" diyoruz..
Karşılığı varmı?
-Yok.
"Hak edenin hakkına kavuşma adabı, edebi, erdemi, Kerem'i, Kerim'i" diyoruz..
Karşılığı var mı?
-Yok.
"Garibanın ensesinde boza pişirilmesin, bunu yapanlara hadleri bildirilsin" diyoruz..
Karşılığı varmı?
-Yok.
"Canı yanmayan, canı yananı asla anlamaz" diyoruz..
Karşılığı varmı?
-Yok.
"Yara kangrene dönüşüyor.. Sesimize kulak verin, zaman geçirmeden de gereğini yapın" diyoruz..
Karşılığı varmı?
-Yok.
......
Değerli dostlar,
Bu güzel ülkede "olumsuz manada" ne oluyorsa;
-Çok zorlu, çok amansız, çok vicdansız, çok insafsız, çok irfansız, çok izansız, çok garip, çok gariban bir yaşam idame ettirmeye çabalayan vatandaşa oluyor..
-Ziyan olan onlar.
-Zayi olan onlar.
-Eza çeken onlar.
-Canı yanan onlar.
-Canı yakılan onlar.
Denizde, havada, köprüde, yolda, tarlada, bağda, bahçede, tufanda, boranda "en baba cezalarla" muhatap olan onlar.
Bu efendilerdeki anlayış;
"Vur Veli'ye, ver Ali'ye" anlayışı.
......
Güçleri sadece ama sadece fakire, fukaraya, garibe, gurabaya, sahipsize yeten muhataplara şu "somut gerçeği" hatırlatmak isterim;
-Arkalarını ağa babalarına dayayanlar hiç mi suç işlemiyor?
-Onlar neden ES geçiliyor?
-Neden onlara yok?
-O zatlar 9 aylık ta, "gani cezalarla muhatap edilenler" 9 saatlik mi?
-Yaşam şartlarının böylesine ağırlaştırılmış, daha doğrusu "a-ğır-laş-tı-rıl-mış ortamında" birileri, cezayı hak edenleri neden görmüyor?
-İhlali yapanların enseleri kalın olsa da, onlara neden "körbakar" davranıyor?
-Fiyakalı siyah bir otomobil gördüğünde neden sırtını dönüp, amuda kalkıyor?
-Neden arkadaş nedeeeeeeeeeeeeeeeen?