Değerli dostlar, bu yazıyı okumadan önce alfabedeki harflerin ayarlarıyla oynamamanızı önemle rica ediyorum.. Okul arkadaşım Hüsamettin Camuzgüden ile görüştüm.. Sizleri çok sevdiğimi bilirsiniz.. Ben yandım, sizler yanmayın istiyorum.. Hüsamettin ile yaptığım telefon görüşmesini noktasına-virgülüne dokunmadan yazmaya çalıştım.. Daha doğrusu;
"Çalışmaya ça-lış-tım."
Hazırsanız başlayalım.
......
-Alüüüüü Silo.. Okul argadaşın Garayusuflu Hüssam ben..
Duymuyon mu len?
-Duyuyorum başımın belası du-yu-yo-rum.. Gene ne var?
-Sana çoğ gırgınım.. Gonuşmayacağdım emmeee yapamadım çünküm seni çoğ seviyom..
-Bana neden kırgınsın?
-Ulan oğlum sen kör olmuşsun da benim haberim niden yoğ..
-Kör falan değilim.. Bir gözümü kaybettim.. Yapacak birşey yok.. Allah'tan gelen başım üstüne.. Bundan sonraki yaşantımı tek gözle sürdürmeye çalışacağım..
-Silo gardaş, rahat ol çaren bende..
-Nasıl yani?
-Oğlum biz seninle neyik?
-Arkadaşız..
-Öyle degil işte.. Biz seninlen gardaşık, hattam gardaştan öteyik len..
-Beni, bunu demek için mi aradın?
-Hayır len.. Seni körlükten gurtarmag öçün aradım..
-Memlekette gitmediğim doktor kalmadı.. Beni onlar kurtaramadı da sen mi kurtaracaksın Hüso?
-Evet len, ben gurtaracam..
-Nasıl kurtaracaksın?
-Rahmatlı anamı gurtardıgım gibi gurtaracam..
-Rahmetli ananı nasıl kurtardın Hüso?
-Anlatıyom, dinle;
-Evden çıktığı zaman Garayusuflu ve diger göylerdeki evleri teker teker gezen Rahmatlı anam en son Hızır dede'ye uğrar, oradaki ağaca 999 dene çapıt bağlar, dilek dutardı.. Bendeki 88 dene camız, 44 dene inek, 54 dene koyun, 64 dene geçi, 333 dene davuk ve horozun hikmet-i de, himmet-i de ordan geliy.. Rahmatlı anam 999 dene çapıtı Hızır dede ağacına bağlamasaydı bunlar olur muydu zannediyon..
-Hüsooooo..
-Buyur Silo gardaş..
-Bana maval anlatma.. Rahmetli anan kör olmaktan nasıl kurtuldu? Onu söyle de çektir git..
-Rahmatlı anamı göz tohtoru Hacı Murtaza emminin oğlu, bizim göylü Hacı Mirza'ya götürdüm.. Bakar gibi baktı, ilaç yazdı.. Beni çoğ sevdigi öçün bildiği bütün dualari etti.. "Bu ilaçları gullan, tez zamanda iyileşecen inşallah heç merak etme" dedi..
-Rahmetli anan iyileşti mi peki?
-Yoğ iyileşmedi, hepten kör oldu.. Tek göz ilen idare ederken, öteki gözü de gitti..
Silo gardaş, sana bi şey diycem emmeeee aramızda galcek.. Temem mi len?
-Tamam (!)
-Rahmatlı anamın iki gözünün birden kör olmasi aslinda çoğ eyi oldu..
-Bunu nasıl söylersin Allah'tan korkmaz herif..
-Lan oğlum, sen gafasi çalışan birisin.. Hergun dört göyü yalınayag gezen rahmatlı anam, kör olduktan kerli heç gidemedi, heç gezemedi.. Bu da bizi çoğ memnon etti..
-Hüso..
-Hı Silo gardaş..
-Sana birşey diyeceğim..
-Buyur de gardaş..
-Günleri sayarken, SALI'yı atlar, söylemem..
-Neden gardaş?
-Seni O gün tanıdım da yüzden be gardaş.!!!