- Suriyelilerin ülkelerine dönme zorunluluğu zaten birincil konumuzdur. Bu beklenirken İsrail azgınlığının Suriye'ye sıçraması son derece ilginç olmaktadır. Hele, katil Netanyahu'nun Suriye'de kalıcıyız açıklaması daha da bir gariptir. Ne olursa olsun Suriyeliler ülkelerine dönmelidirler. Suriye'de artık özgür bir ortam oluştuğuna göre gitmelidirler. Türk Milleti, bu aşamadan sonra hiç bir bahane ileri sürerek dönmemeyi kabullenemez, içine sindiremez.

- Nedense yine Anayasa değişimi çalışmaları... Ülkenin şu dönemde Anayasa değişimi ile uğraşması boşa giden enerjidir.

- Ekonomide ana konu Asgari Ücret ve Ocak ayı emekli maaşları meselesidir. Bu kadar ağır hayat şartlarına katlanabilen insanımızı kutlamaktan başka ne yapılabilir bilmiyorum.

Sadece üç tanesini belirlediğim büyük sıkıntılarımızı ve diğerlerini elbette sürekli vurguluyor ve anlatıyoruz.

Bunlarla birlikte bir de tarihsel yaşanmışlıklarımız var ki, dönemi geldiğinde söz etmeden geçmek olmaz.

Bu tarihsel yaşanmışlıklardan bir tanesi Sarıkamış Şehitleri meselesidir. 1914 yılının 22 Aralık gününde başlayan, yani 1. Dünya Savaşı'na girdiğimiz 2 Kasım'dan 50 gün sonra başlayan Sarıkamış Harekâtı hiç bir zaman unutamayacağımız ağır bir mağlubiyetle sonuçlanmıştır. Bu ağır kayıplarımız konusunda ayrıntılı bilgi vermekten ziyade o harekâtın hangi nedenlere dayandığını incelemeyi, düşünmeyi daha çok tercih ediyorum. 1. Dünya Savaşı boyunca en büyük hatamızın Cepheleri belirleme görevini büyük oranda Almanya'ya bırakmış olmamız diye düşünüyorum. Almanya, içinde bulunduğumuz kötü şartlarımızı tamamen kendisi için kullanmak adına her türlü oyunu oynamıştır. Osmanlı Devletimiz, 1. Dünya Savaşı'na her durumda zoraki sokulacaktı. Karşı İttifak bizi bilerek itince Almanya'nın kucağına düştük. Başta 22 Aralık 1914 - 6 Ocak 1915 arasındaki Sarıkamış Şehitlerimiz olmak üzere bütün şehitlerimize, gazilerimize Tanrı'dan rahmet diliyorum.

Yakın tarihimizdeki yaşanmışlıklarımızdan birisi de 23 Aralık 1930 tarihindeki Menemen Olayı'dır. Bu Olay, son derece ilginç bir dönemde, ilginç bir bölgede yaşanmış bir Olay'dır. 12 Ağustos 1930 yılında kurulan Serbest Fırka, 17 Kasım 1930 tarihinde kendisini feshetmek zorunda kalmıştır. Bu arada çok önemli bir gelişme olmuştur. Nedir o? Serbest Fırka Genel Başkanı Ali Fethi OKYAR'ın İzmir Mitingi büyük bir kargaşanın çıkmasına yol açmıştır. Sıradan bir Miting olması gerekir iken ülkeyi etkileyecek olaylara sahne olması düşündürücüdür. Hele, Serbest Fırkanın kurdurucusunun Mustafa Kemal olduğu ve feshedilmesini arzu etmediği halde, Fırkanın kendisini fethetmeyi zorunlu görmesi son derece anlamlıdır. İzmir Menemen Olayları ve Serbest Fırkanın kuruluşu, yaşananlar ve feshedilmesi arasında ne gibi ilişkiler olduğunun incelenmemesini hep eksiklik olarak görmüşümdür.

Yiğit Asteğmen Kubilay ve beraber şehit olan askerlerimize Tanrı'dan rahmet diliyorum.