"Türkiye yine kritik bir kavşakta, ama ne zaman dümdüz oldu ki yolumuz.

Bin yıldır ne badireler atlattık, ne destanlar yazdık Türk Milleti'nin bu ikinci yurdunda.

1096'da başlayan Haçlı Seferleri, Devlet-i Aliyye'nin zaaf döneminde Şark Meselesi adıyla yeniden canlandı. Türkleri geldikleri yere göndermeye yeminli yedi düvele karşı Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde verdiğimiz Milli Mücadele ile tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduk. Onun da büyüyüp güçlenmesini engellemek için her dönem fitne kazanına atılacak yakıt bulundu. Kırk yılı aşkın süredir de etnik fitne tohumları saçıldı aramıza. Ama biz inat ve ısrarla

"Biz, hep birlikte Türk Milletiyiz,

"Vatan bölünmez bir bütündür" dedik.

Allah devlete, millete zeval vermesin.

Biz susalım milli vicdanın sesi merhum Âkif konuşsun:

"Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl,

Hakkıdır Hür yaşamış bayrağımın hürriyet,

Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklâl."

Yaşasın Türk Milleti, Var Olsun Türk Devleti!"

Yukarıdaki alıntı Türkocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet ÖZ'ün son yazısıdır.

Tamamen altını imzaladığım bu yazı, ülkemizdeki büyük bir çoğunluğun duygularına tercüman olmuştur diye inanıyorum. Bu ülkede Türk düşmanlığı yapmak, ATATÜRK karşıtlığı yapmak sonuç alamayacaktır. Şartlar oluştuğunda -ki, oluşması için çok zorluyorlar- büyük bir çoğunluk, Türk Milleti, Türk Devleti, Türkiye Cumhuriyeti ve kurucusu ATATÜRK, Türk Bayrağı konularında aynı noktada buluşacaklardır. Bu nedenle lütfen bu gerçeği görelim ve gösterelim. Bu ülkenin çok büyük bir kesimi kendini Türk hissetme konusunda tereddüt etmemektedir. Eğer öyle olmasa idi emperyal destekli terör örgütü pkk güney-doğu'da başarılı olurdu. Temsilcisi olduğunu iddia ettiği insanlarımız arasında başarılı olamayan bu terör örgütüne masa başında taviz vermek ne için?

Biz, hep birlikte Türk Milletiyiz.