Bu bir hedef alma yazısı değildir.

Rencide etme çabası da değil.

Ti’ye alma yazısı hiç değildir.

Bu sadece bir sorgulama, çuvaldızı başkasına, iğneyi kendine batırma yazısıdır.

Rastgele, birkaç isim vereyim size;

Şeyma Subaşı, Hadise, Ebru Şallı.

Bu isimler, son dönem magazin dünyasını bir şekilde hayatlarıyla meşgul eden kadınlar.

Sosyal medya, sahne, televizyon derken, köy, kent, mezra demeden evlerimizin içindeler.

Türk seyircisinin nabzını biliyor, gündem olmak için yapılması gerekenleri yapıyor, reklamın iyisinden de kötüsünden de nemalanıyorlar.

Yine söylüyorum; saydığım isimler son dönemin en çok konuşulanları olduğu için seçilmiştir.

Şimdi, birkaç isim daha vermek isterim.

Neval Çam, Ayşe Ören, Yasemin Adar.

Yok dayanamayacağım, birkaç isim daha vereyim.

Dilara Fındıkoğlu, Nehir Özzengin, Dilek Livaneli.

Bunlar hiçbir zaman sosyal medya fenomenleri kadar ünlü olamayacak, sahne başına milyonları cebe atamayacak, televizyonlarda boy gösteremeyecekler.

Ama tanıtmaktan gurur duyacağım isimler.

“Türk isterse…” ile başlayan sözlerin arkasından gelen üç noktayı dolduracak isimler.

Her şeyden önce, çoluğumuza çocuğumuza örnek göstereceğimiz isimler.

Neval ÇAM:

Henüz 16 yaşında.

İşaret dilini tercüme eden bir yazım geliştirdi.(Bilgisayar Bilimleri)

Bu proje sayesinde Microsoft tarafından “Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Girişimcisi” seçildi ve hayali olan “Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Bilimleri bölümünde 4 yıl tam burs hakkı kazandı.

Ayşe ÖREN:

Türkiye’nin ilk ve tek uzay mimarı.

Boğaziçi Üniversitesi Teknopark’ın kuruluş firması olarak “Teknoparklar Dahiline” kabul edilen ve Sanayi Bakanlığından tekno-girişim alan ilk tasarımcımız.

2015 yılında, Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından “Geleceğin Lideri” seçildi.

Yasemin ADAR:

Türkiye’nin Dünya Şampiyonu ilk kadın güreşçisi.

2016 yılında Riga’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonasında 75 kiloda Rus rakibini 7-0 yenerek, Türkiye tarihinde kadınlarda ilk altın madalyanın sahibi oldu.

Dilara FINDIKOĞLU:

İngiliz basınınca son zamanların en yaratıcı ve ümit vadeden tasarımcıları arasına girdi.

Fransız Vogue Dergisi’nin eski genel yayın yönetmeni Carine Roitfeld’in çıkardığı CR Faşhion Book’ta, mezuniyet koleksiyonu Rihanna tarafından giyildi.

Fındıkoğlu’nun tasarımlarını giyen diğer bir yıldız isim de Madonna.

Nehir ÖZZENGİN:

Müzik yeteneği 4 yaşında keşfedilen Nehir, şimdi 7 yaşında.

İtalya’da yapılan “Uluslar arası Ischia Piyano Yarışması”nda Dünya ikincisi oldu.

Dilek Livaneli:

Farklı köy okullarında dört sınıf bir arada tek öğretmen olarak eğitim-öğretim veren 15 yıllık bir köy okulu öğretmenidir.

Okulunun hem müdürü, hem öğretmeni hem de hizmetlisi.

Öğrenci ve ailelerini ilk kez sinema, tiyatro, opera ve müzelerle tanıştırmıştır.

Köydeki anneleri ve çocuklarını ilk kez uçağa bindirerek şehirlerarası turlar düzenlemiştir.

“Dünya Vatandaşlığı” projesini hayata geçirip 4 yılda 11 farklı ülkeden köye gelen eğitmenler ile İngilizce Kamplar düzenlemiştir.

Köyünde okuma-yazma bilmeyen kadın kalmamıştır.

Ayrıca Türkiye’de ilk defa yapılan “Köyde Opera” organizasyonunu gerçekleştirmiştir.

2012 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından “Mesleğinde Fark Yaratan Öğretmen” seçilip, Başbakanlık,TBMM, ve Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde Samsun’u “Yılın Öğretmeni” unvanı ile temsil etmiştir.

Türkiye’nin “Rol Model Öğretmeni” ödülünü almıştır.

Varkey Gems Vakfı Küresel Öğretmen Ödülü Komitesi’nin seçtiği 127 ülke ve 5 bin aday içinde “Dünyanın en iyi 50 öğretmeni” arasına seçilen ilk ve tek Türk Öğretmeni olmuştur.

Buraya kadar okuduysanız benim sizden bir ricam var.

Gözünüz gönlünüz daha çok bilimde, daha çok sanatta, daha çok emek veren kadınlarda olsun.

Çünkü “Dünya’nın Renkleri” onlar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin de.