Sanal dünyada gördüğüm bir görüntü bana yine aşağıdaki şiiri yazmam gerektiğini düşündürdü. Çünkü Türk Dünyasının biz Batı Türklerine, Anadolu Türklerine yüklediği bir görev var: Türk Dünyasına sahip çıkmak. Daha açık bir anlatım ile; nereden bir Türk varsa oraya ışıklarımızı yönlendirmek ve oraya dikkat çekmek. Bu aralar en çok da Irak Türkmenlerine, Suriye Türkmenlerine ve özellikle de Çinin Uygur bölgesindeki Uygur Türkü kardeşlerimize sahip çıkmak, onların dertlerini dert edinmek ve bütün kamuoyunun bu Türkler üzerinde dikkat kesilmesini sağlamak.
Aşağıdaki şiir Şah Ali YAŞAR tarafından Irak Türkleri acısını, dertlerini paylaşmamız, onların yanında olmamız için yazılmış dayanılmaz acı veren bir ağıttır. Bu şiir bütün Türk elleri ve bütün Türk Boyları için yazılmıştır diye düşünüyorum.
"Oğuzam...Türk menem…
Bayatlardan Türkmenem…
Damarlarındaki asil kan Aslına çektiğin ırk menem…
Yaprağın asılı dallar Gövdeni taşıyan kök menem…
Yolunu gözleyen yar Aşkınla çarpan ürek menem…
Can içre canan bilmişem gavim gardaş, nerdesen…
Yedi koldan
Yirmidört boydan gelmişem Orta Asya’dan…
Yayından fırlayan ok Huduttan hududa atılan mızrak
Deli havalar soluyan kısrak gibi esmişem…
Az gitmişem, uz gitmişem Dere tepe düz gitmişem…
Kuş uçmaz kervan geçmez dağları Göçebe adımlarla gezmişem…
Irağı yakın, yurdumu Irak eylemişem…
Tırnaklarımla oymuşam tortu kayaları
Kıraç toprakları gözyaşlarımla sulak etmişem…
Kızgın tohumlar serpmişem
Emek vermişem Aşa getirmişem…
Türk illerine haber salmışam gavim gardaş, nerdesen…
Selçuklu şah-ı sultanlarım adım atmış otağıma
Kapıda karşılamışam civan mert erlerimi
Başım gözüm üstüne berhudar ağırlamışam…
Musul’da Zengiler Kerkük’te Kıpçaklar Erbil’de Beg Teginliler
Yiğit yatağı Atabegler kurmuşam...
Dokuz başlı tuğlar aparmışam yad ellere
Türk’ün adını âlemlere duyurmuşam…
Bayındır Kızanı torunlarımı kucaklamışam
Bahar coşkusu Akkoyunlar gibi ovalara yayılmışam…
Sultan Cined’in emaneti Şah İsmailimle pişirmişem ham yanlarımı
Ocağımda tüten Safevi ateşiyle alev alev yanmışam…
Genç Osmanlıyla açmışam Bağdat’ın kapısını
Cahiliye devrini hepten kapatmışam…
Dil, din ve ırk özgürlüğüyle donatmışam halkları
Çıra gibi aydınlatmışam kör karanlık tarihi
Çevreme ilim, irfan, ışık saçmışam…
Derin hülyalara dalmışam gavim gardaş, nerdesen…
Ne zaman ki Türk birliğine diş bilemiş düşman
Çapraz fişek silahıma davranmışam…
Zırnık ödün vermemişem haa sevgimden
Korkmamışam heç Ölümleri kuşanmışam…
Yalın ayak koşmuşam Kafkas cephelerine
Sarıkamış harekâtına katılmışam…
Buz kesmiş yüreğim Allah-u Ekber Dağlarında
Katmer katmer kefensiz donmuşam…
Çanakkale’de etten duvar olmuşam Göğüs göğüse çarpışmışam Allah vekil
Bir adım geçirmemişem gâvuru öteye Üst üste cansız yığılmışam…
Nasıl ki arb-i cihanlarla zayıflamışam Güçten kudretten düşmüşem
heyhat Yeraltı kaya yağlarım sulandırmış ağızları
Hemhal manda manda paylaşılmışam…
Öyle ki Et ve tırnak misali ayrılmışam
Süt kuzu yavru gibi koparılmışam Anadolu’dan
Yılanlar tıslamış Köpekler hırlamış ardımdan
Sahipsiz kalmışam gavim gardaş, nerdesen…
Lord planları tayin etmiş kaderimi
Misak-i Milli sınırlar dışına çıkarılmışam…
İtilmişem, kakılmışam, horlanmışam külliyen
Tekme tokat yerlere yatırılmışam…
Dağ ayılarının önüne atılmışam yaralı
Çöl develerinin hörgücüne tepe taklak asılmışam…
Türk menem demişem Türkçe söylemişem
Eskiyaka’da kurşunlara dizilmişem…
Emeğimin hakkını istemişem
Gavurbağ’da linç edilmişem…
Adalet beklemişem İplere gerilmişem…
Eşitlik yeğlemişem Zab suyu kana bulanmış
Altunköprü’de ekin gibi biçilmişem…
El insaf vicdan dilemişem
Zindanlara sürülmüşem…
Çığlıklarım katlimin sâlası
Diri diri gömülmüşem gavim gardaş, nerdesen…
Duy hele Kimliğim değiştirilmiş El-Temim olmuş Türkmen Kerkük
Hafızalardan kazınmışam…
Baas Baas bağırmışlar partizanca
Kin kusmuşlar yüzüm barabarı
Evimden yurdumdan göçe zorlanmışam…
Kollarım kırılmış omuzlarımdan İşkencelerle yoğrulmuşam…
Gözlerim kan çanağı Fincan fincan oyulmuşam…
Ölmem yetmemiş kâfire İp sarılmış cesedime Sokaklarda dolaştırılmışam…
Cıncık gibi ortalığa saçılmış cism-i bedenim Lime lime dağılmışam
GAVİM GARDAŞ NERDESEN..."
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ifadesini benimseyen bir kişinin bu ağıtı ağlamadan okuması, dinlemesi mümkün mü?