Filistin'de adeta soykırıma tutulduğu basındaki haberlerden gördüğümüz, duyduğumuz Filistinlileri Türkiye'ye, ülkemize getirme çalışmaları ve hatta anlaşmaları olduğu iddia ediliyor.
Basında çıkan haberlere bakın!
Filistin'de adeta soykırıma tutulduğu basındaki haberlerden gördüğümüz, duyduğumuz Filistinlileri Türkiye'ye, ülkemize getirme çalışmaları ve hatta anlaşmaları olduğu iddia ediliyor.
Nasıl olur bu ya!
Nasıl olur bu ya!
Nasıl olur bu ya!
Böyle bir iş olabilir mi?
Ne demek bu ya!
Suudi Arabistan'da insanlar dünya çapında bir müzik festivali yapacaklar, soydaşları olan Filistinliler İsrail devleti tarafından adeta yok edilme girişimleri ile karşı karşıya olacaklar ve Filistinliler de ülkemize gelecekler.
Olur mu bu ya!
Olur mu bu ya!
Olur mu bu ya!
Bu nasıl kabul edilebilir.
İsrail'in her tarafı Arap devletleri ile çevrili, bu devletlerden bir tanesinin bile kabul etmediği soydaşları nasıl olur da bizim ülkemize gelebilir.
Bu savaş başladığı günlerde yazdığım bir yazıda böyle bir ihtimale karşı dikkat etmek gerektiğini vurgulamıştım. Böyle bir ihtimali göz ardı etmemek gerektiğini tarihe kayıt düşmek adına belirtmiştim. Neden haklı çıkmak zorundayız?
O zaman şu soruları sormak da hakkımız oluyor.
1- Bu İsrail devletinin Filistinlilere yaptığı zulüm sadece bizim basınımızda mı yer alıyor acaba? Yani bize Toplum Mühendisliği yapılarak Algı Yönetimi ile mi karşı karşıyayız acaba? Çünkü, böyle değil ise, bu Arap devletlerinin ve vatandaşlarının vicdanları, merhamet duyguları yok mu? Onların neden kılı kıpırdamıyor acaba?
2- Büyük Ortadoğu Projesi adı verilen ucube sadece bizim için yapılan ve uygulanan bir proje mi acaba? Çünkü, 22 ülkenin sınırları değişecek, ülkeler şöyle olacak böyle olacak, hatta Genişletilmiş bir proje oldu falan filan. Ama ne hikmetse, Irak'ta olaylar oluyor, en rahatsız olanlar Irak Türkmenleri ve onlar adeta yok duruma düşürülüyor. Suriye'de olaylar oluyor, ülkemiz milyonlarca Suriyeli Türk olmayanlar tarafından işgal ediliyor. Afganistan'da olaylar oluyor, ülkemiz Peştunlar tarafından dolduruluyor. İsrail, nedense aniden Hamas tarafından vuruluyor, İsrail bunu fırsat bilip vuruyor, kırıyor sonuç: ülkemiz Filistinlilerce işgal edilecekmiş.
Şimdi biz, yok Bop, yok 22 ülke, yok genişlemiş bir alan filan diye de meşgul edilecekmişiz.
Olur mu böyle bir iş!
Olur mu böyle bir iş!
Olur mu böyle bir iş!
Biz de bütün bu olanları kabullenecekmişiz.
Biz de bütün bu işler tesadüf ediyor diye inanacakmışız.
Yersen!
Bütün bu tesadüfler(!) bir araya gelirken de bizim ekonomimiz yerlerde sürünecekmiş. Bu nedenle paraya ihtiyacımız var, ne yapalım demek durumunda kalacakmışız.
Yersen!
Böyle bir yazı yazmayı hiç düşünemezdim. Ama, yaşananları daha da açık bir biçimde vurgulamak için yazmak zorunda kaldığımdan dolayı üzüntülerimi de belirtmek istiyorum.
Bu arada, Suriyeli Arapların ülkemizden gitmeleri gerektiğini söyleyen
kişiler de "milliyetçi paylaşım yaptığı için" tutuklanacakmış.
Ne demek bu ya!
Siz bu yaşananları gerçekten kendiliğinden olduğunu, tesadüfen birbirini takip ettiğini kabul ediyor, içinize sindirebiliyor musunuz?
Bakın, Filistinlilerin ülkemize getirilecek gibi bir olayın gerçekleşmesinin adı, ülkemizde Millî Devlet yapılanmasının darbe alması demektir. Etnik kimliklerin kaşınmasının tutmadığını, mezhep ayrılığına oynamanın gerçekleşmediğini gören iç ve dış güçler, galiba son çare olarak işgal oyununu oynuyor olabilirler mi? Ne dersiniz?
Ne olursa olsun, hâlâ devam eden Cumhuriyetin 100. Yıl kutlamaları herkese ders olmalıdır, herkese ibret olmalıdır ve herkese korku salmış olmalıdır.
Yani, Millî Mücadele'de Türk Milletini anlamadıkları için ders alan iç ve dış güçler, aynı hataya devam etmektedirler.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!