Güzel ülkem de gün geçmiyor ki, bir cinayet, bir dolandırıcılık, sahtekarlık, yüklü miktarda yakalanan eroin, esrar, bir kadına şiddete rastlamayalım… TV haberlerinde, gazetelerin birinci sayfalarında baş köşeyi, bu haberler alıyor. Son günlerde de, bir sahte rakı furyasıdır, aldı başını gidiyor. Son bilgilere göre, ülke genelinde sahte rakıdan ölenlerin sayısı: 62 idi. Bu sayı her geçen gün artar mı bilinmez…!!! Güvenlik güçlerimiz, tam kapasite seferber oluyor, bunlarla mücadelede, ama yine de tam olarak bunlar önlenemiyor. Ne ara bu durumlara düştük…!!! O dünyanın hayran olduğu Millet, nerede? Nereye gitti? İnsanlar niçin bu kadar bozuldu.? Bu toplumun çimentosu, harcı, temeli dediğimiz; örf-adet-gelenek-göreneklerimiz nerede? Türk Milleti dürüsttür, asildir, vicdanlıdır, merhametlidir ve adildir, adeletlidir tanımı, nereye gitti? Yıllarca kolye gibi taşıdığımız bu güzel algılara ne oldu? Benim değerli, duyarlı arkadaşım, bilim insanı Pof. Dr. İbrahim ORTAŞ, yine bu önemli konulara parmak basarak, İNSAN denen varlığın, sahtekarlığını konu almış…İlaveler ve rötuşlar eşliğinde ki yazım:
Son birkaç yıldır Türkiye’de, yılbaşı öncesi piyasaya sürülen sahte içkiden çok sayıda insan yaşamını kaybetmektedir. Uzmanlar, içkinin üzerindeki vergilerin beklenin üzerinde artması ve de peş peşe yapılan zamlar nedeni ile halkın alım gücünün düşmesi sonucunda, sahte içkiye yönelim oluğu belirtiliyor. 10 Aralık 2021 tarihinden günümüze farklı şehirlerde 62 kişi sahte alkol kullanımı nedeniyle hayatını kaybederek ailelerinden, sevdiklerinden, işinden ve evinden kopmuş oldular.
Piyasada satılan teknik alkol, çoğunlukla da etil alkol yerine daha ucuz olan metil alkol kullanarak, içki yapımının yaygınlaştığı bilinmektedir. Eskiden çevre ülkelerde standartlara uygun olmayan sahte içki üretildiği ve ölümlerin oluğunu duyardık…!!!
Ucuz, Ancak Sağlığa Zararlı Yiyecek ve İçeceklerden Uzak Durmak Gerek…
Kim bilir, her birinin ne tür bir gerekçesi vardı. Kimi kederden kimi keyiften içmiştir.
Kimsenin ne yiyip ne içeceğine karışacak de değiliz. İnsan sağlığı için alkol kullanmayı öneremeyiz. Sosyalleşmek için, güzel bir etkinlikte sınırlı ve ölçüler içinde kişisel tercihe bağlı olarak kullanabilir. Genelde içtikten sonra yüzlerdeki maskeyi atıp gerçek iç dünyalarına erişince, konuşmalardaki içtenlik, cesaretle aşkını ilan edebilenler, söylenmemişi söylemelerin, söylenir olması de çok önemlidir. Ancak, tabii kendi kendini kontrol edebilme sınırını aşmamak kaydı ile. Ancak yine de “rakı içen öldü de su içen ölmedi mi” söylemine istinaden adabına göre içmek, sosyalleşmek için tamam ancak sarhoş olmak için asla. Trafiği kilitlemek, sağa sola sataşmak, başkasını rahatsız etmek bilinçli yurttaşlara yakışmaz. Hele eğitimli kişilere hiç yakışmaz.
“Ancak, unutmayalım rakıcılar olmasa bu ülke her gün yüzlerce defa kurtuluşa kavuşur muydu? Her gece kaç barda meyhanede rakı sofrasında ülkemiz binlerce defa kurtuluyor. Onların da hakkını yememek lazım!” Geçenlerde Ankara’da yemek yerken arka masadaki tanıdık politikacı simalarında içinde olduğu grubun hararetli tartışması sonunda, memleketin kurtulmadan bir başka geceye kaldığını gördük.
Türkiye’nin ve içinde bulunduğumuz bölgesel ağır iç ve dış sorunlar yanında, sağlık sorunları da gittikçe ağırlaşıyor. Ancak sahte ve sağlığa zararlı gıda ve içecek üreten sahtekârların ucuza sattıkları ürünlerden uzak durmak gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Çoğunlukla insanlık, yaşadıkları ekonomik ve sosyal sorunlardan dolayı maalesef erdemlilikten ve insani değerlerden çok uzaklaşma eğilimine girmiş görülüyorlar. Maalesef insanın içinde yaşadığı doğayı ve diğer canlıları ve insanı canlı olarak görmediği, bencil yaşam anlayışları, sorunları sürekli katlamaktadır. Keşke insan yaşam amacını para ve başkasının sağlığı ve duyguları üzerine oturtmak yerine, bencilik ve açgözlülükten uzak , insanca yaşamayı öne alsa, Dünya daha yaşanır olur.
Yarın devam edeceğiz….