Oyunculuğuyla büyük beğeni toplayan Özkan Uğur, pek çok reklam filmi için de kamera karşısına geçti. ATV’de yayınlanan ‘Ağırlığınca Altın’ yarışmasının sunuculuğunu üstlendi. 1999 yılında yönetmen koltuğunda Yavuz Turgul’un oturduğu ‘İkinci Bahar’ dizisinde başarılı bir performans sergiledi. Aslında oyuncu olarak Türk halkı tarafından benimsenmesini sağlayan yapım da bu olmuştu.

Projeye nasıl dahil olduğunu bir TV röportajında şöyle anlatmıştı ünlü sanatçı, “Uğur Yücel bu projeden bahsetmişti, sonradan Mustafa Oğuz da bahsetti. Zaten duyunca direkt bu projenin içinde olmak istedim. Arkadaş çevresinde, kendi aramızda konuşurken burnumdan konuşurdum. Hani yanınızdakilerle, üçüncü kişi duymasın diye o şekilde sohbet edersiniz ya; tabii bu şekilde konuştuğumu duyunca yazmış bir kenara ve Şecattin karakterini burnumdan konuşarak canlandıracağımı söylediler. Yeşil Kabare’de okuma provaları yaptık, karakter yerine oturdu. Arada ‘Hııın’ lamayı unutuyordum. Senaryoyu da Ozan Güven ve ben, Nazlı’dan kapıp sol tarafta neler yazılmış diye bakardık. Yavuz abiden notlar geliyordu; “Ne oldu burun? Burnu unutmayalım…” Aslında bu proje izleyicinin ikinci, bizimse İlkbaharımızdı. İkinci Bahar’da herkes aşkla yaptı işini ve o yüzden ölümsüz oldu. Bir de doğru adamların buluşması diyebilirim. Hiçbir dizide kendimi bu kadar rahat hissetmedim.”

***

2002 yılında Suna Pekuysal’la başrolü paylaştığı ‘Yeter Anne’ dizisinde oynadı. MFÖ Grubu’yla çalışmalarına ara vermeyen Özkan Uğur, ‘Cennet Mahallesi’, ‘G.O.R.A.’ ve ‘İstanbul Şahidimdir’ yapımlarında oynadı. Son yıllarda da oyunculuk kariyerine devam eden sanatçı, ‘Yahşi Batı’, ‘Türk Malı’, ‘Bir Ömür Yetmez’, ‘Şubat’, ‘Pek Yakında’, ‘Poyraz Karayel’, ‘Arif ve 216’, ‘Çoban Yıldızı’ ve ‘Karakomik’ filmlerde oynadı. Başarılı sanatçı, 1989 yılından beri Aysun Arslan’la mutlu bir evlilik sürdürüyor. Bu evlilikten Alişan adında bir oğulları oldu. Alişan Uğur da, babasının izinden giderek oyunculuk yapmaya başladı. ‘3 Kuruş’ dizisinde Konyalı karakterine hayat verdi.

Özkan Uğur, 2013 ve 2020 yıllarında lenf kanserine yakalanmış ve tedaviler sonucu eski sağlığına kavuşmuştu. Bir TV röportajında hastalığıyla ilgili şunları söylemişti, “Kasığımda ufak bir beze oluştu, fazla üstünde durmadım. Sonra doktora gösterdim, takip edelim dediler. Daha sonraki zamanlarda ağrılı bir hale geldi, o kitleye biopsi yapıldı. Anlaşıldı ki işin henüz başındaymışız. Benimki yavaş seyirlilerin arasında en yavaş olanıymış. Bu hastalık başımıza gelecekmiş, yapacak bir şey yok. Bu yüzden hiç ah vah etmedim. Çünkü bir anlamı yoktu, atlatacağıma inanıyordum. Bu dönemde gitarımı alarak eve kapandım. Allah’tan geç kalmamıştık. İlerlemiş olsaydı moralim bozulurdu, kendimi kötü hissederdim. Allah göstermesin kimseye. Bu dönemde değer yargılarım değişti. Hatta Ferrari’sini satan adam oluyorsun bir zaman sonra.”

Özkan Uğur, iki kez yendiği kanserle mücadelesine yeniden başladı. Usta sanatçı hastalığının tekrarladığı ifade ederek, sahnelere bir süre ara verdiğini duyurdu. Özkan Uğur yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Eski rahatsızlığım tekrarladığı için akıllı ilaç tedavisine başladım. Bu süreçten en faydalı sonucu almak adına, bir süre kalabalıktan ve yorucu tempodan uzak kalmam gerekiyor. Bu nedenle konserlerimizi bir müddet ertelemek durumundayız. En kısa sürede buluşmak ümidiyle. Sevgilerimle…”

***

Özkan Uğur umut dolu bu paylaşımı yaptıktan sonra, hastalıkla mücadele etmeye devam etti. Onun hastalıkla savaşı devam ederken, defalarca öldü haberi çıktı. Ama o vazgeçmeden savaşmaya devam etti. Aylar sonra ise, o iç karartıcı haberler gerçek oldu ve Özkan Uğur dünyayla mücadelesini kaybetti.

O aramızdan ayrılsa da, ardında bıraktıkları bize neşe ve huzur vermeye devam edecek. Çünkü o, yaptığı her işi sevgiyle harmanlayıp, şefkatiyle yoğurup, yüreğinin güzelliğiyle söyledi.

40 yıllık sanat hayatı boyunca kimseyi kırmadan yaşayan, sadece ismi bile söylendiğinde yüzlerde kocaman gülücükler oluşturan, bakışlarındaki derinlikte, yüzündeki neşede ve sesindeki tonda huzuru barındıran bir Özkan Uğur geçti bu hayattan.

Işıklar içinde uyu…