Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi.

Nedir bu?

Terörsüz Türkiye diye adı konulan işlerin raporunu hazırlayan komisyon. Komisyonun adına bakar mısınız? Milli Dayanışma! Bu rapor işleri ile uğraşanların Milli kelimesinden anladıkları nedir acaba? Milli devlet deyince birileri ne anlıyor acaba? Bakın, Milli Devlet demek, tek bayrak, tek millet, tek dil, tek vatan demek. Milli Dayanışma, Milli Devlet gibi kavramlar bu ölçülere göre konuşulur ve değerlendirilir. Önce bu meselenin ortaya konması gerekir. Yani, laf kalabalığına boğup bu kadar uğraşmanın sonunda Milli olmak kavramını böyle ortada bırakmanın ne anlamı olabilir ki? Başka ne var Komisyon'un adında? Kardeşlik! Ne kardeşliği imiş? Türk-Kürt Kardeşliği imiş! Görevini tam olarak anlamadığımız, ne için kurulduğunu bilmediğimiz, hukuki yönünü çıkaramadığımız bu komisyonun adındaki bu kardeşlik kelimesi tam bir tuhaflıktır. Neden biliyor musunuz? Bu komisyondaki Türk-Kürt kardeşliğinden kasıt, pkk terör örgütü ile barışmaktır. Yani, kardeşliğin taraflarından biri terör örgütüdür. Dolayısıyla pkk terör örgütü, Kürtlerin temsilcisidir. Bu nasıl olabilir? Sanal Dünya(Sosyal Medya)'yı takip etmiyor musunuz? Kürt kardeşlerimizin neler söylediklerini duymuyor musunuz? Kardeşlik yeni mi kurulacak? Kardeşlik, terör örgütü ile mi sağlanacak? Kardeşliği bozmak isteyen terör örgütü mü tarihin ortaya koyduğu Kardeşliği belirleyecek? Türk-Kürt Kardeşliği öyle terör örgütü ile, komisyon ile sağlanacak bir iş değildir. Çünkü o kardeşlik, zaten tarihin belirlediği kardeşliktir, içiçeliktir ki, bozulması, yıkılması imkânsızdır. Komisyonun adındaki bir ifade de Demokrasi'dir. Yani komisyon demokrasiyi sağlamlaştıracak. Nasıl yapacak bunu? Anayasa'nın değişmesi ile mi? Anayasa'nın 10. Maddesi harika bir demokratik maddedir. Ülkemizde her Türk Vatandaşının eşit haklara sahip olduğunu tam olarak ortaya koyan bu maddenin dışında ne koyup da demokrasi sağlanacak belli değil. Anayasa'nın ilk 4 maddesi ve 66. Maddesi değişerek demokrasi gelecek diyorsanız, işte bu durumda Demokrasi gelmesi mümkün değildir. Bu durumda sıkıntı gelir, kargaşa gelir, çözümsüzlük gelir, zorluk gelir vs.vs. Bütün bu şartlar altında komisyonun rapor içeriğini görelim bakalım. Hem Şehit ve Gazilere saygıdan bahsedip sonra da onları yok sayan bir içerik ile karşılaşmayız herhalde. Aslında adı bile bu kadar tartışmaya açık olan komisyon, 4000 sayfadan fazla olduğunu belirttiği bu raporu kamuoyuna nasıl açacak bilmiyorum. Bu raporu, oradaki 47 üye imzaladığına göre, demek ki komisyondaki partiler raporun içeriğini onaylıyorlar. Konunun düğüm noktası da burasıdır. Çünkü bu raporun altına imza atanlar, rapor açıklandıktan sonra kendi parti tabanları ile uyum sağlama konusunda ne düşünüyorlar, ne söyleyecekler onu da rapor içeriklerinin açıklanmasından sonra göreceğiz.