Yaşamlarını "yalan" üzerine kuran, o yaşamı kendilerine mübah sayanların kim, yada kimler olduğunu bilmek ve unutmamak zorundayız..

Buna mecburuz,

Buna mahkumuz..

Zatlar, kendilerine böyle bir yol seçmiş, buradan yürüyor.. Bir kamyon değil, on kamyon dolusu vaat veriyor, SÖZ diyor..

Sonuç ne?

"Ne sürdün elime ne süreyim yüzüne fasaryası."

Bize bunu reva görenlerle, yalanı bulamadıkları zaman doğruyu söylemek zorunda kalanlarla anlayacakları dilden konuşmayı, her zamankinden daha sert bir üslup ile karşılık vermeyi unutmamalı, unutturmamalıyız..

Bunun adı;

"Kendi göbeğini kendin kesmektir."

.........

Bırakın Adana'yı, güzel ülkemin her noktasında her gün, hatta her saat böylesi katakulliler yaşanıyor..

Yaşatanlar; BELLİ,

Yaşayanlar; BELLİ OĞLU BELLİ..

Adamları(!) sırtınızda taşıyor, oylarınızı veriyorsunuz;

HOŞ.

Adamlar(!)için bedel ve dahi, bedeller ödüyor, dayak yiyorsunuz;

BOŞ.

Adamlar(!)için kodese tıkılıyorsunuz;

BOMBOŞ.

Bunlar neden oluyor?

Söyleyeyim;

Yürekli bakıp, yürekli davranıp, yürekli tavır almadığımız için..

Yani, KOYUN'dan farkımız olmadığı için..

Öküzlük mertebesine yöneldiğimiz için..

Şu gerçeği bilelim;

Biz onlara değil, onlar bize muhtaç be kardeşim..

Onları "ONLAR" sınıfına sokan bizleriz be kardeşim..

O efendilere "efendi gömleği" giydiren, apoleti takan, gani maaşlar almalarına katkı sunan yegane GÜÇ bizleriz be kardeşim..

Bizler olmazsak, onlar asla olmaz, o-la-maz be kardeşim..

Artık bunu anla ve unutma be kardeşim..

Gözlerinden öperim be kardeşim.!