Taş Köprü diyorum, Dünyanın en eski köprüsü. Sahip çıkalım.

Amannn, uykumun en tatlı yerindeyim.

Yaşar Kemal diyorum, Dünyanın en iyi yazarı. Bu ismi kullanalım.

Dur şimdi, uykumda koyun sayıyorum.

Yılan Kale diyorum, hani şu Şahmeran hikayesi.

Bak, uykumu korkunç rüyaya çevirme.

Fatih Terim diyorum, bir Dünya markası. Neden kullanamıyoruz?

Işığı kapat, uyuyamıyorum.

İki tane denizimiz var ama kimse Adana’da deniz olduğunu bilmiyor, diyorum.

İşi sulandırma da rahat bir uyku çekelim.

Metro diyorum, çok az yere gidiyor.

Banane, ben uykumun derinliklerine gidiyorum. O bana yeter.

Artık TV kanalları hava durumunda bile göstermiyor. Adana küçülüyor, diyorum.

Sen konuştukça benim de uykum küçülüyor.

Adana kanalizasyon kokularından geçilmiyor, diyorum.

Sen gaz mı çıkardın? Neredeyse kokudan uykumdan uyanacaktım.

Yollar diyorum, berbat.

Allah rahatlık versin.

Seyhan Nehri diyorum

Dur hele rüyamda Venedik’te sandal gezisi yapıyorum

İyi uykular Adana, her nerede uyuyor ya da uyutuluyorsan.

Eee bebeğim, eee

EL İNSAF YA!

Şu imar işini önce tiye aldım, sonra ciddiye aldım... olmadı!

Geçen hafta Adana Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu’nda o kadar absürt bir dosya görüldü ki, aklım almıyor!

Bir grup doktor bir araya gelmiş, Çukurova’nın Kara Ömerli’sinde barajın üstündeki tarım arazisini beğenmişler.

Ve neymiş? Buraya “göle nazır” site yapacaklarmış!

İmar komisyonu da onay vermiş, sanki şehir değil, sahilde villa yapıyorlar!

Oysa burası tarım arazisi, yeşil alan, ekmek kapısı!

Komisyon üyeleri,

Lütfen o doktorlardan bir stetoskop isteyin,

Vicdanlarınızı da dinleyin!

Sizin kalbinizin sesini duymak istiyoruz,

Çünkü buradaki sessizlik, Adana’nın geleceğine atılmış en büyük darbe!