Trabzonspor- Fenerbahçe maçında sadece ülkemize değil, Dünya'ya, hatta Kainat'a karşı REZİL olduk, yetmedi; "RÜSVA edildik."
Eşi benzeri görülmeyen
"dehşet konumlara" düştük,
Dü-şü-rül-dük.
.........
Meselenin ÖZ'ü böylesine açık, böylesine net iken, yapan, yapanlara sebep olan; "ben buradayım" diye bağırıyorken;
Daha ne beklenir?
Neden beklenir?
Neden "adam gibi" hesap sorulmaz?
Kimden çekinilir?
Bu sorular herkesin anlayacağı biçimde cevap bulamadıkça, Türk Futbolu, "her yanı kokuşmuş bu bataktan" asla ve katta çıkmaz, çı-ka-maz...
.........
Mehmet Büyükekşi'nin göreve gelmesiyle, daha doğrusu getirilmesiyle Türk Futbolu akla hayale gelmez hadiselere muhatap oldu...
Hakkını arayana, hakemden dert yanana, "Bu iş böyle gitmez, gerekirse ligden çekiliriz" diyene, tarihte görülmemiş cezalar kesildi, dışlananlar oldu, Hakemler, ölümüne darp edildi
"Müsebbip" ortada,
sorunu çözemeyen, çözmek istemeyen ortalıklarda iken;
Kim neyi bekler?
Neden bekler?
Bu "aciz, silik ve teslimiyetçi duruşu" neden gösterir?
..........
Altını çok kalın hatlarla çizerek belirtmek isterim ki; Türk Futbolu, hiçbir dönemde bu kadar UCUBE , bu kadar MECCANE duruma düşmedi.
Türk Futbolu'nun başına ne zaman ki Mehmet Büyükekşi adında bir zat geldi;
Zurna; "tısssssssss" diye ötüverdi...
Yani, zurna bile O'na dayanamadı...
Futbol topunu KARPUZ, kulüp başkanlarını da MUZ sanan Büyükekşi ve taifesi, "tısssssssss" diye ötüp, haddini aşan (!) zurnaya KALLAVİ bir CEZA keserse inanın hiç şaşırmam.
Çünkü; malûm zat, hükümden habersiz, futboldan ise, "habersiz oğlu habersiz."