Türk Eğitim-Sen, öğretmenlerin sosyo-ekonomik durumları, mesleki sorunları, güncel olaylara bakışı ile ilgili bir anket çalışması gerçekleştirdi.

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk” 24 Kasım Öğretmenler Günü” anketinin sonuçlarını açıkladı.

Tahmin ettiğiniz gibi bu anketlerde, öğretmenlerin bütün sorunları mercek altına alınır.

Ben; bu yazımda onların ekonomik sorunları ile kredi kartları durumuna eğilmek istiyorum.

Ankete katılanların yüzde 10’u, 2.500 TL'den az kazanıyor.

Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde, Zihinsel Engelliler sınıf öğretmeni olarak görev yapan Bilal Eşsizoğlu’na aldığı maaşı sordum;

“İki bin lira” diye cevap verdi.

Biliyorum ki, iş bulamamaktan ötürü mecbur kalarak, bunun altında maaş alan öğretmenler de var.

Bilal Eşsizoğlu “sonra başıma iş alırım” diye kredi kartı kullanmıyor.

Ama ben biliyorum ki, öğretmenlerin yüzde 90’dan fazlası (yani tamamına yakını) kredi kartı kullanıyor.

Bankalara borcu olmadığını söyleyenlerin oranı ise sadece yüzde 17.

Buralara borcunu düzenli ödemeyenlerin, borcunu yeni bir borçla ödeyenlerin oranı da küçüksenmeyecek seviyelerde.

Bankalara borcu olduğunu belirtenlerin yüzde 27.6'sı , bu kurumların yapılandırmasından faydalandığını/faydalanacağını, yüzde 72.4'ü de faydalanmadığını/faydalanmayacağını söyledi.

YÜZDE 13’Ü İCRAlık

“Borcunuzdan dolayı hiç icra takibine düştünüz mü?” sorusuna ankete katılanların yüzde 13.3'ü borcundan dolayı icra takibine düştüğünü, yüzde 86.7'si icra takibine düşmediğini söyledi.

Ankete katılanların yüzde 25’i ek iş yaptığını belirtiyor.

Yüzde 25’i özel ders veriyor.

Belki inanmakta zorlanabilirsiniz ama yüzde 3 civarındaki bir öğretmen kesimi pazar yerlerinde sebze -meyva satıyor.

Ankete katılanların yüzde 72’sinin tatil bütçesi yok.

Öğretmenler; tatillerini memlekette, köylerinde, ana-baba evinde, kurumun kamplarında, çok azı da kendi yazlık ya da yaylalarında geçiriyor.

Yüzde 72’sinin “tatil bütçesi” yok.

Kendileri bunu yaratmak zorundalar.

Eşlerin aileleri, kardeşler ve kuzenlerin tatil evleri de yararlanabilecekleri olanaklar arasında.

Ülkemizin geleceğini hazırlayan öğretmenlerimizin sadece yüzde 22’si ev sahibi.

Yüzde 15’i ise, ailesine ait bir evde kalıyor.

Öğretmenlerimizin yarıdan fazlası (yüzde 59’u), kiracı olarak hayatlarını idame ettiriyorlar.

HANGİ EK İŞLER?

Ek iş yapan öğretmenlerin yüzde 25 gibi önemli bir bölümü, boya-badana yapıyor.

İkinci sırada; yukarıda da belirttiğim gibi pazarcılık yapanlar yer alıyor.

Şimdi içinizde bana kızıp ta “kardeşim sen bir de atanamamış öğretmenlerden söz etsene” diyebilirsiniz.

Kimbilir; onlar da bu yazıyı okuduktan sonra “iyi ki atanmamışım be, görev yapanların şu acıklı haline bak” diye kendilerini teselli ederler belki de.