Kimse boşanmak için evlenmez. Ama bazen gün gelir yolların ayrılması kaçınılmaz olur. Nedenleri değişik olsa da, boşanmalar bir şekilde evli çiftlerin başına gelebiliyor. Boşanma gerçekleştikten sonra kimi insan ‘Oh kurtuldum!’ diyor, kimisi de ‘Aman Allah’ım ben ne yaptım?’ diyor. Boşanma sonrası insanın nasıl bir ruh halinde olacağını, pişmanlık duyup duymayacağını doğal olarak zaman gösterir.

‘Evlenmek, yuva kurmak ve çocuk sahibi olmak doğanın bir kanunudur’ der büyüklerimiz. Özellikle annelerimiz evlatlarına boşanmamaları, yuvalarını yıkmamaları ve tabi ki ele-güne laf ettirmemeleri için ‘Kan kusup kızılcık şerbeti içilir’ derdi. Bu nasihatler yeni evlenmiş çocuklar için söylenir, aileye sahip çıkılması gerektiğinin altı kalın çizgilerle çizilirdi.

Görücü usulü ile evlenen, akraba evliliği yapan veya birbirini tanımadan, huyunu-suyunu bilmeden, aile olma kavramını tam olarak anlamadan evlenenler. En ufak bir anlaşmazlıkta veya kavgada dahi ne kadar büyük bir hata yaptıklarını fark edenler. Bu durumlara düşen evli çiftler, ya dönülmesi zor bir yola girmiş oluyor, ya da daha vahim olaylarla evliliklerini sonlandırıyor. Bir de çocuk ya da çocuklar varsa, arada her şey daha da zorlaşıyor.

Dilerseniz bu konuda psikolog görüşlerine de yer verelim.

  • Psikologların görüşleri ve çalışmalarına göre boşanmış ebeveynlerin çocukları nasıl bir psikoloji içinde oluyor?
  • Evliliği sonlandırmış ebeveynlerin çocuklarına neler olur?
  • Psikolojik olarak hangi travmaları yaşar?
  • Ebeveynlerinden ayrı büyümek zorunda kalan çocukları neler bekler?

Boşanmayı öncelikle bir yas süreci gibi ele alabiliriz. Yani çocuk bir kayıp yaşar. Hem ebeveynin kaybı gibi yaşanabilir, hem de aile hissinin, eski düzenin kaybıdır bu. Bu kaybın yasını nasıl tutacağı çocuğun yaşı, yanındaki ebeveynin bu olayla nasıl başa çıktığı, depresyonunun olup olmadığı, boşanma sürecinin ne kadar travmatik olduğu (çocuğun yanında edilen kavgalar, sarf edilen kötü sözler, boşanma nedeni, 3. şahısların dahil olduğu süreçler gibi etkenler) tarafından belirlenir.

Arada kalma, boşanma sonrası çocuğu en çok yaralayan süreçlerden biridir. Anne-baba birbirinden haber almak için çok da farkında olmadan çocuğu kullanabilir.

“Babanla neler yaptınız?”,

“Yanında kimler vardı?”,

“Ne konuştunuz?” ,

“ Ne yediniz?”

gibi masum görünen sorular, çocuğa yük olur ve kafasını karıştırır. Sorulara doğru cevap verse babasına karşı, yanlış cevap verse annesine karşı suç işlediği hissine kapılabilir ve ne yapacağını bilemez hale gelir.

Geçim sıkıntısı, karşılıklı anlaşamama, kıskançlık, 3. şahısların araya girmesi gibi gün yüzüne sonradan çıkan sorunlar. Bunların hepsi evliliği sonlandırmaya yeterli sebepler olabiliyor. Lakin evli çiftler boşanacak olsalar dahi çocuklarını düşünerek hareket etmelidir. Doğruyu-yanlışı anlatıp, boşanma sonrasında çocuklarının en az hasarla çıkmaları için çaba göstermelidir. Aksi takdirde yaşanılacak olumsuz bir durumda olanların hep çocuklara olduğunu anne ve baba unutmamalı.

Bu yazımda, psikolog görüşleriyle, boşanmış ebeveynlerin çocuklarının, psikolojik olarak nasıl etki altında kaldığına dair örnekler vermeye çalıştım. Lütfen bir karar vermeden önce çocukları bir kez daha düşünün. Çünkü onlar bizim geleceğimiz.