Bir önceki yazımızda " İran'lı Sosyolog ve siyaset bilimci "Ülen Tölge"nin gözünden Atatürk'ü tanımak ister misiniz?" diye sormuş ve onun kaleminden
"Değişen Dünya, değişen dil" kitabında "Ortaokulu Osmanlı döneminde bitirdim. Anadolu'da Selçuklu devletinin de olduğunu Ortaokulu bitirdikten sonra, yabancı kaynaklardan öğrendim" diye yazar.
Yani Anadolu toplumunda tarih bilinci ve bilgisi yoktu.
Bu hafıza, bilinç ve bilginin yaratıcısı Atatürk'tür" demiştik.
***
Türkler için (sadece Türkiye Türkleri için değil) Atatürk'ten önce tarihin kendisi de yoktu.
Üst insanlar, kendilerinden itibaren başlayan tarihin yaratıcıları olmuyorlar.
Daha önceki tarihin de kurtarıcıları, aydınlatıcıları oluyorlar.
Bu açıdan Atatürk; tarihin kurucusu, kurtarıcısı ve aydınlatıcısıdır.
Atatürk öncesi Arap töreleri, Türk toplumunun beynini öylesine karanlığa gömmüştü ki, iğne deliği denli bir yer bile ışık sızması için yer kalmamıştı.
Atatürk; büyük dinsel aydınlatıcı gibi "Kuranı" Türkçe'ye çevirttirerek bin yıllık, katı ve delinmesi güç olan karanlıklara ışık sızdırmaya çalıştı ve büyük ölçüde başarılı oldu.
Günümüzdeki Osmanlı karanlıklarına dönüşün macerası başkadır.
Atatürk'ten önce edebiyat yoktu.
Çünkü alfabe yoktu.
Arap alfabesi sadece Türkçe'nin düşmanı değil, Arapça ve Farsça'nın da düşmanı.
Arap harflerinin 'beyinleri körleştirme' sürecini durduran Atatürk olmuştur.
Atatürk öncesinde 1.000 yı boyunca "Ebureyhan Biruni" gibi bilgeler, bu alfabeden Ortadoğu'yu kurtaracak; kurtarıcı "üst insan" aramışlardı.
O kurtarıcı; onun kişiliğinde ortaya çıkmıştır.
Atatürk öncesi musiki yoktu.
Osmanlı sarayının saçma ve karışık dildeki aruz edebiyatı, musikiye asla yakın değildi.
Beyinlere uyuşturucu etkisi bırakıyordu.
Koservatuvarların kurucusu ve eski karanlıklara gömülmüş toplumun, estetik zevk algısını aydınlatan da Atatürk olmuştur.
" Atatürk'ten önce Tazminat'tan başlayarak 'Batılılaşma Süreci' vardı ve bu süreç Atatürk'ü yetiştirdi" savını kabul edemiyorum.
Çünkü; böyle olsaydı, o zaman Atatürk gibi bir önder, Batı'nın kendisinde yetişmeliydi.
Ama yetişmedi.
18.Yüzyıl itibarı ile Rusya'da büyük aydınlanma süreci başladı
Rusya aydınlanma ve intenelenjiyası 19'cu yüzyılda bütün Dünya'yı etkisi altına aldı.
Tazminat'tan sonra Osmanlı'da Dostoyevski, Tolstoy, Turgenynev gibi dahiler mi yetişti?
Yok.
O zaman neden Rusya intenelenjiyası Atatürk gibi bir önder değil, Lenin gibi bir terörist yetiştirdi?
Evet Lenin teröristti ve çar saltanatının mensuplarının hepsini toptan teröre uğratarak katletti.
Atatürk de Osmanlı Hanedanını toptan katledemez miydi?
Ama etmedi.
Hz.Muhammed'in "Yeryüzünde islam egemen olana kadar savaşın" sözlerine benzer, Lenin de "Yer yüzünde işçiler azat olana kadar, savaşın ve proletar diktatörlüğünü kurun"dedi.
Ama Atatürk ne arap ne de Lenin saçmalıklarına itibar etti.
"Yurta barış, Dünya'da barış" söylemini ortaya koydu.
Tarihte böyle bir devlet adamıyla karşılaşmadım.
Özetle;
Atatürk öncesi hukuk vardı.
Onun dehası sayesinde ortaya çıkartılan kazanımlarla kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, Dünya'da tek benzeri dahi olmayan müstesna bir eserdir.