Çukurova’nın, iki incisi; Adana ve Mersin. Çukurova Kalkınma Ajansı bile bu iki kadim şehri temsilen TR62 rumuzuyla kurulmuş bir ajanstır. İster istemez Adana’mızda ve Mersin’de olan olaylar, gelişmeler bizi yakından ilgilendiriyor. Kim bilir, belki de gelecek 50-100 yıl da Adana ve Mersin tamamen birleşir.! Bu iki kadim şehir sadece, Tarım, Sanayi, Ticaret, Turizm, Lojistik, Enerji vb. gibi alanlarda değil, Sağlık alanında da yoğun çaba içerisinde yatırımlar yapıyor, sosyal gelişme sağlıyorlar.

Malum, dünyada; KALP-KANSER-KOAH-ALZHEİMER gibi hastalıklar, her yıl binlerce insanın ölümüne neden oluyor. TIP dünyası, bu hastalıklara karşı amansız bir araştırma geliştirme yapıyor, milyarlarca Dolar harcanıyor, binlerce bilim adamı gecesini gündüzüne katarak bu meşum hastalıklara çare bulmaya çalışıyor ama, henüz istenilen düzeyde tedavi sağlanamıyor.

İşte bu kapsamda Mersin’de bir ALZHEİMER EĞİTİM KAMPI! Dikkatimizi, çekiyor…

Mersin de Alzheimer Derneği tarafından yapımı tamamlanan ve yatılı konuk ağırlamaya başlayan “Yaşlı Bakım Merkezi’nin” varlığını çeşitli kaynaklardan öğreniyoruz. Türkiye Alzheimer Derneği Mersin Şubesi’nin özverili çabaları ile kurulmasıve başarılan bu yaşlı bakım merkezinin, ülkemizde bir ilk olduğunu biliyoruz. Diğer bilgileri,Refikimiz Erdal Akalın kardeşimizden alalım;Alzheimer Derneği Yaşlı Bakım Merkezi, Mersin üçüncü çevre yolu üzerinde yapılandırılmış ve takriben dört dönümlük bir arsaya konuşlandırılmış üç katlı bir binadır. “500 TL ver ve bir tuğlada sen koy” esprisi ile çıkılan yol, onlarca hayırseverin unutulmayacak katkıları ile mutlu sona ulaşmış ve kapılarını açmıştı.

Ana salona girince de, duvar boyunca uzanan ve katkı da bulunmayı ihmal etmeyen güzel insanlarımızın isimlerini birer onur levhası ile ölümsüzleştirmek jestini de ihmal etmemişlerdi.

Alzheimer Derneği, bu yaşlı bakım merkezinde sadece yaşlı insanları barındırmak ve onlara çeşitli aktiviteler ile beyin jimnastiği yaptırmakla yetinmiyor. Alzheimer hastası olan kişinin aile bireylerini de eğitmek konusunda kendisine sorumluluk yüklemiş bulunuyor. Bu amaçla da yıllık eğitim kampları düzenleyerek aile bireyleri arasında bu tablodan duçar olmuş kişilerin yakınlarını bilgilendirmek programları düzenliyor. Örneğin; Alzheimer hastasının evinde ortam nasıl düzenlenmelidir veya hastaların bazı yeni davranışları konusunda nasıl davranmak gerekiyor veyahut hastalığın farklı evrelerinden kişinin bakımı nasıl olmalıdır, gibi konulara sabırla ve ciddiyetle eğiliyorlar ve de eğitim veriyorlar.

  1. yıl bu eğitim kamplarının 8. olanı yapılıyordu. 3 ve 5 Kasım arasındaki bu üç günlük çalışmaların birincisine katıldığımda ilginç bir gelişme dikkatimi çekiverdi. Katılımcılar sadece Mersin şehrinden gelenler değildi. Ankara, İzmir, Gaziantep ve Orta Anadolu kentlerinden de bu eğitim programına gelerek bilgilenmek isteyen hasta yakınları da vardı salonda. Keza programa dinleyici olarak değil, katkı sunucu olarak gelen saygıdeğer gönüllüleri o salonda görmek, keyif ve onur verici idi.

İkinci kez ziyaret ettiğim bu güzel yapının alt katını konuk hastaların günlük aktivitelerine yönelik odalara ve salonlara ayırmışlar. Örneğin; dünkü ziyaretimde Alzheimer hastası olanlara gönüllü üniversite öğrencileri nezaretinde pastel boya ile resim boyama kursu veriliyordu. Keza kendisine özgü müzesi, gerekli aletlerle donatılmış beden eğitimi salonu yanında alt kat girişinde ilginç bir sergi alanı vardı. Yapımı sırasında binayı ziyaret eden ünlü modacı Sayın Yıldırım Mayruk, hem kişisel katkısını esirgememiş, hem de kendi arşivinde bulunan merhume Behiye Aksoy’un sahne kıyafetlerini armağan etmişti. Camlı dolapların içerisinde bu sahne giysilerinin dönüşümlü olarak sergilendiğini görmek çok özel bir duygu yaşatıyor olsa gerek ziyaretçilere. Ayrıca binayı çevreleyen ve özellikle arka plânda gezilebilen merkezin bahçesi, arzu edenlere tarımsal hobileri için de ayrılmıştı.

Bu arada ağırlıklı olarak Çağ Üniversitesi psikoloji bölümü öğrencileri olan gönüllü katılımcılar ve eğitmenler olan gençlerimizi gururla izledim. Ne Mutlu Türk Gençliği hitabesini anımsayarak!

Eğitim kampına Aile ve Sosyal Gelişmeler Bakanlığı’nın Mersin yetkilileri ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın konu ile ilgili olan çalışanları da gözlemci olarak katılmışlardı. Ki, eğitim kampı çalışmaları için Macit Özcan Tesisleri talep edilmiş ve onaylanmışken, son gün bu konuda bazı talepleri öne çıkardıkları gibi tahsisten yan çizen belediyemiz yetkililerinin bu davranışlarını yadırgadığımı özellikle vurgulamak isterim.

Mersin kentinin çalışkan ve hizmetlerinin gölgesinde kalarak sessiz durmayı tercih eden Yenişehir Belediye Başkanı, inşaatı bitme aşamasına gelmiş olan Yenişehir Yaşlı Bakım Evi binasında Alzheimer Derneği Yaşlı Bakım Merkezi örneğini dikkate alırsa kanımca çok doğru bir davranış sergileyecektir. Keza, Alzheimer Derneği ile koordineli çalışma yöntemi kentimiz için daha avantajlı olacaktır kanısındayım.

Derneği kuran ve halen ayakta tutarak yaşatan, Sn. Prof. Dr. Aynur Özge’ye ve Yaşlı Bakım Merkezi’nin özverili tüm çalışanlarına, tabii ki derneğin gönüllü çalışan yönetim kurulu üyelerine ve tüm destek verenlerine teşekkür etmek gerekir.

Biz de bu güzel tesisi kazandıran tüm ilgililere teşekkür ediyoruz. Çağın hastalıklarından biri olan, Alzheimer’e umut olmasını diliyoruz.

SON SÖZ:’’ HASTA OLMAKTAN KORKMAYIN, GEÇ KALMAKTAN KORKUN.’’