Korku insanlar için bir dost olamadı hiçbir zaman, çünkü korku nedeni ile bir çok şeyleri yapmaktan kaçınıyoruz. Örneğin ; sevmekten korkmanın başlıca sebebi, sevdiği kişiyi kaybetmekten korkması. Sorumluluk getiren bir olay olan düşünme de aynı sebeplerle daha doğrusu sorumluluk getirdiği için korkulan bir duygu.

Her insan düşündüğünü sözleri ile ifade etmek ister ama içinde daima bir korku yatar, o korku da söyleyeceklerinin eleştirilmesidir. Özellikle aşk konusunda düşüncelerimizi, duygularımızı açıklamaktan çekiniriz, bunun da nedeni bu duygular açıklanırsa bir red olayı bizi derinden sarsar. O nedenle çok kişi duygularını saklar, ortaya dökmez. Ölüm kaçınılmaz bir son, çok kişi bunu bilir de bilmezlikten gelir ve yaşamaya devam eder, halbuki bu konuyu anlamış olsa böyle davranmaz ve yaşamı da çileli bir hale getirmez.

Şarkılarımızın çoğunda gülümseme söz konusu çünkü gülümseme bize çok şey kazandıran yakın bir dost, yapılan tetkiklerden anlaşıldığına göre gülümseme için kullandığımız kas sayısı ağlamaya göre çok daha az, yani gülümsemek çok daha kolay ama nedense bir türlü bunu beceremiyoruz. Paraca bir değeri söz konusu değildir gülümsemenin ama mutluluk yönünden önem taşır ve kişiyi mutlu kılar. Gülümseme kısa sürsüğü halde etkisi çok uzun bir süre alır. Hiç kimse gülümsemeyecek kadar zengin değildir. Herkesin bir derdi ve sorunu vardır.

Gülümseme sanki bir panzehir gibi işimize yarar, üzgünler gülümseme ile çok şey kazanır, yorgun vücutlar ve ruhlar gülümseme ile rahatlama imkanı bulurlar. Ümitsiz olanlar için de bir ümit ışığıdır gülümseme.

Yaşamımızda seçeceğiniz yol korku yerine gülümseme olmalı, çünkü gülümseme ile kazanacağımız şey asla küçümsenemez, o yüzden gülümsemeyi yüzlerimizinden eksik etmeyelim.