Ülkenin bugünlerde yaşadığı çok ağır şartlar yanında farklı bir konuyu dönemsel önemi nedeniyle yazmak durumundayım. Nedir o? Aydınlar Ocakları.
52. Tekirdağ Şur'a'sının hayırlı olmasını diler, emeği geçenlere teşekkür ederim. Şur'a adını verdiğimiz Aydınlar Ocağı adlı dernekleri bir araya getiren bu toplantılarda ilk günden beri sorgulama yapmaktayım. Adana Aydınlar Ocağı'nın kuruluşundan beri içerisindeyim ve bir dönem de başkanlık yapmış bulunmaktayım. Aydınlar Ocağı, Genel Merkezli bir yönetim biçimine sahip değildir. Bu durumu İstanbul Ramada Otel'de yapılan toplantıda açıkça belirtmiştim ve Adana Türkocağı Eski Başkanı olarak iki farklı yönetim biçiminin eksi ve artılarını orada bir ölçüde açıklamıştım. Daha sonra Ordu toplantısında, Çanakkale toplantısında bir takım önerilerde bulunmuştum. Kasım 2024 Adana toplantısı bu konularda bize bir ayna tuttu. Adana Aydınlar Ocağı Başkanı Sayın Yusuf Özer'in ve yardımcı olanların özel gayreti olmasa idi, bu ifadeyi kullanmak istemem ama yine kendimiz çalıp kendimiz oynama durumu ile karşılaşmış olacaktık. Aydınlar Ocağı derneklerinin bir araya geldiği bir ildeki toplantının, kendi halinde, içe dönük, dışa kapalı olmasını kabul etmek doğru değildir. Toplantı yapılan il ayağa kalkmalıdır. Toplantıları kendi içimizde yapıp gezeceksek bunun adı Şur'a değildir. Maalesef heyecan kaybedilmiş ve buna bağlı olarak da insanlarımızı kaybetmişiz. Çok ciddi sayıda kadro eksilmiş ve yerleri doldurulmamış. Doldurulmak istenen bir kaç kişi de hukuk adına gösteri peşindedir. Şur'a Raporu diye adlandırdığımız ve maalesef övünç kaynağı yaptığımız raporlar, bizden başka kimsenin ilgisini çekmemektedir. Yani diyorum ki; gerçek bu, diğer bir ifadeyle kral çıplak. Ülkenin en önemli meselesi olan ve Türkiye'de Türk Milleti'nin nüfus yapısını değiştirmeye dönük Suriyeli meselesi gibi konuların, bölücü terör örgütü konularının olağanüstü derecede vurgulanmadığı raporlar nasıl ve neden etki yaratsın? Türk Aydını, 1850'lerden beri mutlakiyete karşı mücadele etti ve sonunda Cumhuriyet'i kurdu. Böyle tarihsel görevler üstlenmiş Türk Aydını, kişilere, gruplara, zümrelere göre fikir yürütmez, yürütmemelidir.
Son olarak çok önemli bir konuyu anlatmalıyım. Adana'da tebliğimi sunmadan Kurucu Başkan dahil Beş Başkan'ın toplantıda hazır olduğunu ve mevcut Başkan'a destek için orada bulunduğunu belirtmiştim. İstek üzerine topluca resmi çekilen bu Başkanlar vesilesiyle demiştim ki; "bu muhteşem görüntü umarım herkese örnek olur."
Ülkenin bu zor şartlarında böyle yazmamak için kendimle boğuşurken aslında tam da zamanı olduğuna karar verdiğim için zülfü yâre dokunuyorum.
Bugüne kadar her şeye rağmen yaptıklarımız ve bundan sonra yapacaklarımız, Türk Milleti'ne, Cumhuriyet'e, kurucu iradeye bağlılığımızdandır. Bu nedenle amacım hiç bir Türk ferdini kırmak değil, kazanmaktır. Umarım bu yazım da kırmaya değil, kazanmaya yarar. Eleştirilerimizle önerilerimiz aynı konudadır. Bu nedenle ayrı bir öneriler başlığı ile zamanınızı almaya gerek görmüyoruz.
Aydınlar Ocaklarında, eleştirilerle birlikte bugüne kadar emek veren, ilgi duyan herkese çok teşekkür ederim.