2 Eylül 2022 Cuma günü ilk bölümünü yayımladığımız yazımıza, bu gün kaldığımız yerden devam ediyoruz.
-“Kristal Meth” tabir edilen Metamfetamin'e “gariban kokaini” deniyor, eroinden ucuz, eroinden daha kuvvetli bağımlılık yapıyor. Kırılmış kristal, kırık cam/buz parçaları, limon tuzu gibi görünüyor. Avrupa'da, ergenlik çağındaki çocuklar arasında hızla yayılıyor...
-Kristal Meth, Türkiye'de ilk kez, 2009 yılında İstanbul'da ele geçirilmişti. Bugün maalesef, 81 şehrimizin 81'inde de yakalanıyor, ücra ilçelerimize kadar yayıldı. Torbacıların sokak jargonunda, meth'ten yola çıkarak “Metin amca” ismiyle satılıyor...
-Pakistan istihbarat teşkilatı, Sovyet işgali sırasında CIA tarafından maşa olarak kullanılmıştı, Afganistan'daki silahlı direniş, komşu Pakistan tarafından örgütlenmişti.
-Pakistan'dan Afganistan'a gizlice silah ve savaşçı götüren kamyonlar, dönüşte uyuşturucu balyalarını yükleyip getiriyordu. Örtülü askeri operasyon, bu uyuşturucuyla finanse ediliyordu. Kaçınılmaz olarak Pakistan'a da sirayet etti…
-İşgalden önce Pakistan'da uyuşturucu kullanımı neredeyse sıfıra yakınken, bugün uluslararası raporlara göre, 10 milyon civarında Pakistan vatandaşının uyuşturucu kullandığı biliniyor...
-Pakistan'da üç milyondan fazla Afgan mülteci yaşıyor. Bunlar resmi olarak bilinenler… Pakistan'da kimliği bile olmayan, herhangi bir kaydı olmayan, en az bir milyon Afgan vatandaşı daha olduğu tahmin ediliyor...
-Sıkı durun lütfen… Sovyet işgalinden beri, 40 yıldır Pakistan'da yaşayan Afganlar var! Geçici olarak sığındılar, 40 yıldır oradalar!...
-Bir milyondan fazla Afgan vatandaşının Pakistan'da dünyaya geldiği, çeşitli vatandaşlık yollarıyla Pakistanlı haline geldikleri tahmin ediliyor...
-Taa en başında, 340 mülteci kampı kurulmuştu, Afgan göçmenler buralara yerleştirilmişti, bugün sadece 54 mülteci kampı var. Göçmenlerin gerisi şehirlere dağıldı, Pakistan şehirlerinde Afgan ilçeleri oluştu...
-Amerikan ve İngiliz televizyonları, Pakistan'daki Afgan mülteci kamplarında uyuşturucunun ne kadar yaygın olduğunu gösteren belgeseller yayınlıyor, nedendir bilinmez, sayın medyamız bunları asla göstermiyor...
Afgan göçü, Suriyeli göçüne benzemez!
Afgan göçüyle sadece kaçak göçmen gelmez...
Bu iş, tıpkı orman yangını gibi, herkesin kapısına dayandı...
Herkesin aklını başına toplaması, herkesin sesini yükseltmesi lazım...
Bu iş derhal durdurulmazsa, bu memleketin çocuklarını kimse kurtaramaz. Evet, durum bu kadar vahim mi? Vahim…!!!
Türkiye gibi 85 milyon nüfusa sahip büyük bir ülkenin, haliyle genç, dinamik nüfus yapısı içinde, 5-20 yaş arası çocuk, ergen ve genç sayısı, 20 milyon civarıdır. Bu, büyük bir rakamdır ve aynı zamanda, bu rakam, zehir tacirleri için, potansiyel bir kaynaktır…
Hükümet olarak, uyuşturucun, eroinin ve diğer tüm hap içiciliğe özendirici ürünlerin karşısında başarılı bir mücadele verilmektedir. Elbette, kentlerde polisimiz, kırsalda jandarmamız ve sınır boylarında askerlerimiz, oldukça etkili mücadele vermekte ve bunda da çok başarılı olmaktadır. Ancak, bataklığı kurutmadıktan sonra, sırf sinek öldürmekle, bu başarıyı, sürdürmek hem çok pahalı olur, hem de güvenlik güçlerimizin verimliliğini ve performansını olumsuz etkiler. Bu gün bilhassa, İlk ve Orta Okullarla, Liselerimiz, Pastane, Kafe, Bar gibi eğlence mekanlarına musallat olan satıcılar, Emniyet güçlerimizin ifadesiyle, yerden mantar biter gibi, çoğalıyor… Güvenlik güçlerimiz 10 kişi yakalasa, derhal yerine yeni 10 kişi konabiliyor… O bakımdan, sadece piyonları ve uç noktalardaki insanları yakalamakla, sonuç alıcı bir mücadeleye ulaşamayız. Bu mücadele bir taraftan kesintisiz devam ederken, bu malların kökünü kurutmalıyız.
Şimdi ülkemizde maddi, manevi, toplumsal, sosyal, kültürel, sonuçları hissedilir olan, böyle bir durum varken, yüzbinlerce Afganlı kabul etmek niye?
SON SÖZ:’’ KIZINI DÖVMEYEN, DİZİNİ DÖVER..’’