Adalet kimin terazisinde tartılıyor bugün? Güçlü olanın sesinde mi, yoksa hakkını aramaya çalışan sessiz insanların yüreğinde mi? Terazi artık eskisi gibi dengede değil. Bir taraf zenginliğiyle ağır basarken, diğer taraf sessizliğin ağırlığı altında eziliyor. Oysa adaletin özü tarafsızlıkla şekillenir.

Bugün adalet herkesin konuştuğu ama kimsenin sahip çıkmadığı bir değer haline geldi. Mahkeme salonlarından sokaklara, okul sıralarından evlere kadar her yerde adalet arıyoruz. Fakat ne yazık ki adalet artık kişiye, konuma ve güce göre değişiyor. Gerçek adaletin sesi menfaatin gölgesinde kayboluyor.

Bir zamanlar “Adalet mülkün temelidir” denirdi. Şimdi mülkler yükseldi ama temeller çatladı. Adaletin direği artık sarsılıyor çünkü insanlar adil olmaktan çok kendi çıkarını korumayı seçiyor. Oysa bir toplumun çimentosu adaletin ta kendisidir. Temel zayıfsa bina da ayakta kalmaz.

Bugün çocuklar, kadınlar, yaşlılar, hayvanlar için adalet istiyoruz. Her yeni olay içimizdeki teraziyi biraz daha eğiyor. Eğitimde, trafikte, işte ve günlük yaşamda bile haklı olan değil güçlü olan kazanıyor. Bu tabloyu değiştirmek her bireyin sorumluluğudur çünkü adalet sadece mahkemede aranmaz yaşamın her anında başlar.

Cezaların caydırıcı olmadığı, vicdanların sustuğu yerde huzur olmaz. Gerçek adalet sağlandığında yalnız suçlular değil, susan vicdanlar da yargılanır. O gün geldiğinde toplum yeniden nefes alacak. Adalet yerini bulduğunda, insanca yaşamanın kapıları da yeniden aralanacaktır.