Ülkemle, Milletimizle tarihimizle iftihar ediyorum, gurur duyuyorum…Atalarımızın öyle güzel sözleri var ki, her birini yorumlamaya kalksanız, yüzlerce sayfalık kitap olur.

İşte birkaç örnek:

-Erken öten horozun sesini keserler…

-Deveden büyük Fil var…

-Güvenme Padişahım, senden büyük Allah var…

-Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste…

-Bıldır yediğin hurmalar, bir gün seni tırmalar…

-Büyük lokma ye, büyük konuşma…

-Sen seni bil sen seni, patlatırlar enseni…

-Hayvan yularından, insan sözünden tutulur…

-Kazdığı kuyuya düştü…

-Bir deli bir kuyuya taş attı, kırk akıllı bir oldu, çıkaramadı…

-Fortfort atmak marifet değil…

Gibi birçok ders veren Atasözlerimiz var. Var ama bayTrump’un bunlardan haberi yok tabi…

Meydanı boş bulmuş külhanbeyi gibi, attı tuttu, esti yağdı, gürledi, tehdit etti… Ama bu işler öyle, asarım keserimle olmuyor işte…

Gücün de adalete, eşitliğe, sevip sevilmeye ve saygı görmeye ihtiyacı var…

Malum; konumuz KUDÜS meselesi…ABD Başkanı ne diyordu:

-Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyoruz ve elçiliğimizi Kudüs’e taşıyacağız…Karar bu idi…

Ve bu kararı meşru kılmak için Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna taşıdı…Sonuçta,

ABD, İsrail ve Dahlan koalisyonu kaybetti

23 Aralık 2017 Cumartesi

Oylanan aslında Trump’dı ve Trump kaybetti. Tabi, Trump’ın şahsında ABD, İsrail ve “Dahlankoalisyonu” da kaybetti.

Trump açık ve kaba bir şekilde, yardım alan ülkeleri tehdit etti. BM’yi tehdit etti. “Fincancı dükkânına giren fil” gibiydi. Trajikomik bir şekilde insanlığın vicdanına tosladı. İşte tasarıya çekimser oy kullananlar: Çekya, Kanada, Arjantin, Fiji, Güney Sudan, Romanya, Polonya, Uganda, Panama, Filipinler, Meksika, Macaristan, Bosna-Hersek, Haiti, Jamaika, Kiribati, Kamerun, Kolombiya, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi, Benin, Vanuatu, Trinidad Tobago, Malavi, Tualu, Solomon Adaları, Ruanda, Paraguay, Kiribati, Lesotho, Litvanya, Bhutan, Benin, Avustralya ve Antigua ve Barbuda. Bir tek Arap ülkesi, İslam dünyası, Türk dünyasından bir tek ülke bile yok. Bosna’nın durumu kendine özel. O oy Bosna yönetimini ve Bosnalı Müslümanların duygularını temsil etmiyor. Bunların çoğu, ABD’den yardım alan yoksul Afrika ve Latin Amerika ülkesi. Bunlar satın alınan oylar.

Bana kalırsa bazı Arap ülkeleri, Allah’tan korktukları için değil, koltuk aşkı ve kendi halklarından korktukları için evet dediler. Sonuçta ABD ve İsrail’i sattılar.

Kuşkusuz bu oylamanın tek başına fiili bir sonucu yok. Ama öte yandan ABD ve İsrail’e karşı, dünya kamuoyunun açık ve net iradesini ortaya koyuyor.

ABD için BM GK daki oylamada 14/1 sonucundan sonra bu sonuç tam bir hezimet. İslâm İşbirliği Konferansı’ndan çıkan oy aslında, BM oylaması için önemli bir işaretti. Bu sonuçla İslâm dünyası, dünyanın vicdanının sesi olmuştur.

Trump bu çıkışı ile Siyonist lobiyi ve Evangelistleri arkasına almak isterken dünyayı kaybetti.

Oylama öncesi BM’de gerilimli dakikalar yaşandı. BM’deki müzakereler sırasında İsrail BM Daimi Temsilcisi Danny Danon kürsüye çıktı. Danon “Hiçbir BM kararı tarihi yeniden yazamaz” ifadesini kullandı.

New York’ta bunlar olurken, Türkiye, Fahreddin Paşa ile ilgili sözleri sebebi ile BAE Dışişleri Bakanının açıklamasını sert bir dille eleştirdi ve maslahatgüzarlarını bu konu ile ilgili olarak dışişleri bakanlığına çağırdı. Bu konuyu ayrı bir yazı konusu yapacağım.

Herkesin BM’deki Kudüs oylamasına odaklandığı bir zamanda BM’den farklı bir haber daha geldi. BM’nin İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Başkanı ZeidRa’ad el Hüseyin istifa ettiğini açıkladı. Hüseyin, BM’nin bağımsızlık ve birliğine olan inancının, kaybolduğunu söyledi. Hüseyin, ABD Başkanı Trump’ı sert bir dille eleştirmiş ve kendisini söz ve fiilleri dolayısı ile “tehlikeli” bulduğunu söylemişti.

Halen BM’ye üye ülke sayısı 193›tür. Üçte iki oy için üçte ikilik bir çoğunluğun, yani 129 ülkenin lehte oy kullanması gerek.

Devam edecek…