Plastik poşetleri bildiğiniz gibi markete gittiğimizde 25 kuruşa satın alıyoruz. Market ise bu poşete 60 kuruş vergi ödüyor.,

Yani, marketlerin piyasaya sürdüğü her poşet için devlete ödediği tutar 60 kuruş.

Sözde bu bedel vatandaşa yansımıyor.

Normalde de çıkan yönetmenliğe göre de yansımaması gerekiyor.

Peki buna inanan var mı?

Üretici 25 kuruşa sattığı poşete 60 kuruş vergi öder belki ama o ödediği vergiyi her türlü vatandaştan çıkarır. Yani olan yine vatandaşa olur.

Peki bir vatandaş olarak, poşeti alıyoruz hem para veriyoruz hem de marketin reklamını yapıyoruz

Normalde onların bize para vermesi lazım değil mi? Yazıyı okuduğunuzda gülümsediğinizi hissedebiliyorum. Ya kardeşim her konu bitti bu mu kaldı diyebilirsiniz.

Ben aslında insanların alım gücüne getirmek istiyorum, 25 kuruşun hesabını yapıyorsak, vay ki vay halimize.

“Mandıra Filozofu” filmini hepimiz izlemişizdir.

Artık hepimizin “Mandıra Filozofu” olası geldi. Artık insanlar büyük şehirleri bırakıp köylerine yerleşmeye başladı.

Son yıllara bir bakalım, işsizlik tavan yapmış, ekonomi kötü, zam üstüne zam, emeklinin aldığı maaş 12 bin 500 TL, asgari ücretlinin maaş, 17 bin 2 TL…

İnsanlarımızın kan beynine çıkmış, sinirli, uyumsuz, saldırgan ve son derece anlayışsız hale gelmiş. Psikoloji bozulmuş yani.

Demek ki hava koşullarına göre giyinmek gibi, zamlardan korunmak gibi değişimler şart oluyor. Öyleyse gökten yağan zamlar karşısında bizim de  “Mandıra Filozofu” gibi masrafsız, kendi halinde ve mütevazı yaşama ittirildiğimiz zaman gelmedi mi ha, arkadaşlar?