Geçen hafta açılan “Adana Kitap Fuarı” na gittiniz mi?
Ben her yıl hiç kaçırmadan giderim, ilk gün hengamesinden sonra.
Tabi Adana’da isem.
Bu yıl da öyle yaptım.
Yeğenim Ahmet Nesin’in ve Nesin Vakfı’nın standını ararken, Vedat Aydın adlı bir genç yazarla tanıştım.
Yeni yayınladığı “Dışarı Çıkmak İstiyorum” adlı kitabını konuştuk.
“Bana anlat” dedim.
“Lütfen kitaptaki ilk sözümü okuyun” diye cevapladı.
Bizim “önsöz” dediğimiz ilk tanıtım yazısını Vedat “İlk söz” diye adlandırmış.
İsterseniz kendisinden dinleyelim;
Merhaba.
Her kitabın muhakkak bir önsöz sayfası var. Olmazsa olmazı sanki.
Ben de bu sayfaya ilk söz dedim.
İlk söz olarak şunu söyleyebilirim; bu kitap sadece ve sadece içimdeki gerçeğin yazıya dökülmüş halidir.
Gecenin bir yarısı kaybolmanın eşiğine gelen bir yüreğin haykırışıdır.
Sadece bilinenleri değil, bilinmeyenleri ve bilinmeyecekleri de yazmak ne kadar mümkün, bunu bu kitapta birlikte göreceğiz.
Yazmaya başladığım ilk günlerde “klostrofobi” ile mücadele ediyordum ve dışarı çıkmak istemem bu yüzdendi aslında.
Sonrasında ise, dışarı çıkmak istememin, sadece kapalı alan korkusu olmadığını anladım.
Hepimiz için dışarı çıkmanın anlamı farklı, biliyorum.
Bugünden yarına hayat yolculuğumuzda sadece bakmanın değil, görmenin de ne demek olduğunu yazmaya çalıştım.
Bir yerlerde birileri kötülükler yapmaya devam ediyor.
Birileri yetimlerin, öksüzlerin ve kimsesizlerin hakkını yiyor.
Suçsuz yere birileri hapishanelerde yatıyor.
Birçok kişi hastanelerde iyileşmeyi bekliyor, ilaç firmaları daha çok kazansın diye tedavi edildiklerine inandırılıyorlar.
Aynı şekilde Dünya’nın en masum ve günahsız çocukları da, aynı kaderi paylaşıyor.
Bir baba gecenin karanlığında evine eli boş dönüyor ve çocuklarının uyumuş olmasını diliyor Tanrı’dan.
Tüm bu olanlar zihnimizi allak bullak ediyor ve adaletin olmadığını düşündürebiliyor hepimize.
Şimdi sen, ben, hepimiz tüm bu yaşananları yok sayarak ve tüm duyularımızı kapatarak hayatımıza devam edebiliriz, ama günün birinde başımıza neyin geleceğini veya yarın sabah nasıl bir Dünya’ya uyanacağımızı bilmiyoruz.
Bu yüzden olanlara seyirci kalamayız.
Zorluklar içinde yaşamaya çalışan insanları anlamak için başımıza kötü bir şey gelmesi gerekmiyor.
Bu kitap her yönüyle, hayatın içinde olanlar ve olacaklarla ilgili, her birimizin farkındalığını ve bilincini en yüksek seviyeye taşımanın bir yolu var mı, bunu bulmak için yazıldı.
***
Vedat Aydın’ın kitabını “ 804/B Kerasus Kitap Standı”nda bulabilir, kendisi ile sohbet ederek imzalatabilirsiniz.
Aşağıda da; internetle ulaşabileceğiniz adresleri ve telefon numarası var.
www.twitter.com/vedataydın 2671
www.insatagram.com/vedataydın 267
www.facebook.com/vedataydın 267
Tel: 0507 404 79 97