Doldurdular bizleri otobüse, Sucuzade Mahallesi'nin Saydam Caddesi'ne bakan bölümünde indirdiler..

-"Niye getirdiniz?" dedik..

-"Sürprizimiz var" dediler..

"Ne sürprizi" dedik..

-"Bekleyin" dediler..

Bekledik...!

-O günün muhatapları geldi, "hazır mısınız" dediler..

-"Neye" dedik..

-"Bugüne kadar kimsenin yapmadığı, yapamadığı, memleketin en büyük projesine" dediler..

-"Anlatın" dedik..

Anlattılar;

-Bu devasa alana kent meydanı yapacağız.. Türkiye'de çok az şehirde görebileceğiniz alan üzerinde, aklınıza ne geliyorsa olacak.. Dükkânlar, mağazalar, msosyal donatılar, yeşil alanlar, fıskiyeler, falanlar, filanlar, feşmekanlar olacak.. Burada hafızalardan silinmeyecek büyük mitingler düzenlenecek, o mitinglere on binlerce kişi katılacak."

Efendiler konuşurken, katıla katıla gülmemek için kendimle mücadele ettim.. Göz ucuyla da alana baktım...!

-"Alan alan değil ki yapılsın" hükmüne vardım..

-"Burası olmaz" dedik..

-"Olur" dediler.

-"Nasıl olacak?" dedik..

-"Görürsünüz" dediler..

-"Ne zaman biter" dedik..

-"Bitince" dediler.

****

Bitti... Daha doğrusu onlara göre bittiiiiii... Bizler ise, görmememiz gereken ne kadar koftiriklik varsa, onları ziyadesiyle gördük, onlarla muhatap edildik..

O gün kendime şu soruyu sorduğumu hatırlıyorum;

"Kendine meydan olamayan alanın kentine meydan olması mümkün mü?"

Bugün halâ o noktadayım,

o soru halâ beynimi kurcalar.

Bugün adına kent meydanı denen yere, "Sucuzade meydanı" dememek için bir taraflarını zorlayan çokbilmişlere (!) soruyorum;

-"Bu meydanı içinize sindiriyor, yaptığınızdan utanıyor musunuz?"

-"Utanmıyoruz" derseniz..

O zaman ben susayım, ben utanayım.

****

Unutulmaya ki;

-Adana'da İstasyon Meydanı’na meydan diyen adamın beyninden şüphe edilir..

"Uğur Mumcu meydanına da aynı anlayışla bakmak gerekir" diye düşünüyorum..

Ne kaldı geriye?

"Kent meydanı."

Bu ucube meydanı bizlere meydan diye yutturmaya çalışanlara şu soruyu sorup, NOKTA'yı koyayım;

-"Kendine meydan olamayan yerin kentliye meydan olduğu nerede görülmüş ki, biz de görülsün?"