Şu dönemde Nevruz yazmak şart mı idi diye düşünmedim değil ama güzel, anlamlı ve doğa aşıklığı Bayram'ının bazıları tarafından gereksiz bir alternatif biçimine sokulması üzücü görünüyor da onu vurgulamak istedim. 21 Mart günü iktidar partisi ilgilisinin Türk Dünyası'ından temsilciler ile Nevruz kutlaması gayet anlamlı ve önemli olmuştu. Ancak, bir de baktım Adana'da 22 Mart günü Nevruz kutlamaları yapılıyor. Neden diye sorduğumda sanki iki ayrı Nevruz varmış gibi bir kutlama yapıldığını gördüm. Bu farklı Nevruz yaratma gayretlerine hiç gerek yoktur. Doğru, bir süre Nevruz, bölücü destekçileri tarafından Türk Milleti'nden ayrı bir Bayrammış gibi kutlandı ama o dönem geçti gitti. Soyetlerin yıkılıp Türk Dünyası'nın ortaya çıkışı ile birlikte Nevruz Bayramı ile ilgili bilgiler biz Anadolu Türkleri'nin önüne döküldü. Elbette bilenler biliyordu ama tüm kamuoyu bu güzel Bayram hakkında tam bir bilgiye sahip değildi. Bağımsızlığını kazanan bütün Türk Devletlerinin ilk işleri şu olmuştur: Sovyetler döneminde yasaklanmış olan 21 Mart Nevruz Bayramı'nı resmi Bayram olarak kutlama kararı almışlardır. Bu Bayram ile ilgili binlerce yıllık geleneklerini, törenlerini, uygulamalarını ve doğa ile ilgili güzelliklerini yeniden hayata geçirdiklerini görüyoruz. İşte bu binlerce yıllık Türk Bayramı geleneklerinden birisi de Kazak Türkleri'nin yaptıkları Köje Çorbası'dır. Kıştan kalan yiyeceklerden yedi çeşidini bir araya getirerek yapılan bu Nevruz Köje Çorbası, Kazak Türkleri'nin adeta kutsalı durumundadır. Çünkü bu çorbanın yeni yıla girerken yapılması ve yenmesi ile bolluk, bereket geleceğine inanılır ve her 21 Mart Nevruz Bayramı'nda her evde yapılır. Nevruz Köje Çorbası gibi daha bir çok uygulama, gelenek, görenek ve töre bütün Türk Dünyası'nda yapılagelmektedir. Nevruz Bayramı'nın artık tartışılacak, farklı anlatılacak Türk Milleti'nin dışında görülecek bir durumu kalmamıştır. Elbette isteyen kutlayabilir. Ancak Nevruz Bayramı'nın tarihsel özelliği açısından Türk Dünyası ve onunla iç içe yaşayanların Bayramı olma özelliğini değiştirme çabası artık boşunadır. Çünkü tek bir soru bile bu gerçeği tam açıklamaya ve göstermeye yeter: Sovyetlerin dağılması ile bağımsızlığını kazanan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan ilk iş olarak Nevruz Bayramı'nı resmi Bayram olarak kabul ettiklerine göre, ya bu devletler Türk Devleti değil, ya da Nevruz kutlayanlar Türk ve Türk ile iç içe. Sizce hangisi?
Biz Anadolu Türkleri de 1826 yılında Yeniçeriliğin kaldırılması ile birlikte Nevruz Bayramı kutlamalarını yavaş yavaş unuttuk. 1922'de yeniden bir denemeye giriştik ama yine başarılı olamadık. Ama bugün artık biliyoruz ki, Nevruz Bayramı çok tarihsel, güzel, doğal ve kardeşlik içeren bir Türk Bayramı'dır. Bu konuda bir örnek daha vermekte yarar var diye düşünüyorum: Türk Dünyası coğrafyasının bazı bölgelerinde Nevruz Bayramı'na 21 Martta, Türklerin bulunduğu dar alandan çıkışın gerçekleşmesi adına Ergenekon Bayramı da denmektedir. Adı geçen çıkışın demir eriterek olduğuna inanıldığı için örste demir dövülür. Sonuç olarak: İyi niyetle kutlayan herkesin Nevruz Bayramı kutlu olsun ve herkese Nevruz Köje Çorbası içmek nasip olsun.