Başlıkta Milli Bayram ifadesi var. Önce onu bir halledelim. 23 Nisan 1920 tarihi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluş tarihidir. İlk yıldan itibaren Bayram olarak kutlanmaya başlamıştır ve ilk milli bayramımızdır. Bu nedenle başlıkta Milli Bayram ifadesi kullanılmıştır. 1927 yılında çocuklara armağan edilmek üzere Çocuk Bayramı olmuştur. 23 Nisan Bayramı bugün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı adıyla Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde onurla, gururla kutlanmaktadır. Biz Anadolu Türkleri için 23 Nisan gerçekten bir onur ve gurur kaynağıdır. Çünkü öylesine büyük bir mücadele, öylesine büyük bir kararlılık, öylesine büyük bir cesaret ve de öylesine büyük bir öngörü ile 23 Nisan 1920 gününe gelinmiştir ki; bu gelişi sağlayan başta Büyük Başbuğ Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere herkese minnet, saygı ve sevgi duygularımızı iletmeli ve onları mahşere kadar baş tacı etmeliyiz. Ülkemizde ilk Meclis, 1. Meşrutiyetle, 2. Abdülhamid'in Padişah olma şartıyla 1877 yılında gelmiş, 1 yıl kadar sonra kapatmasıyla sona ermiştir. 2. Meclis 1908 yılında yine Padişah 2. Abdülhamid zamanında 2. Meşrutiyetle gelmiş ve Padişah Vahdettin tarafından 21 Aralık 1918'de kapatılmıştır. Son Meclis-i Mebusan, 12 Ocak 1920'de açılmış ve 16 Mart 1920'de işgalci İngilizler tarafından kanlı bir biçimde baskına uğramış ve Padişah Vahdettin tarafından 11 Nisan 1920'de kapatılmıştır. İşte Milli Mücadele kahramanları ve onların ve Türk Milleti'nin Büyük Başbuğ'u Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından 23 Nisan 1920 tarihinde açılan Meclis, her şeye rağmen ayaktadır ve ayakta durmaya da devam edecektir. 23 Nisan 1920 tarihinde kurulan bu Meclis, son İstanbul Meclisi'nden Milli Mücadele'ye katılmak isteyenlerin de bulunduğu Meclis'tir. Son İstanbul Meclisi'nin en önemli işi, Ankara'da hazırlıkları tamamlanan Misak-ı Milli'yi 12 Şubat 1920 günü bütün dünyaya ilan etmesi olmuştur.

Bayramımız Kutlu Olsun.

Gelelim başlıktaki ikinci konuya. 22 Nisan Çarşamba günü Türkiye Emekli Subaylar Derneği'nde 23 Nisan Bayramımız ile ilgili bir konuşma yaptım. Salonu dolduran tüm katılımcılara başta Dernek Başkanı, yöneticileri olmak üzere teşekkür ederim. Bir konu dikkatimi çekti ve ayrıntıyı öğrendim. 2847 Sayılı Kanun ve 7281 Sayılı Torba Kanun ile yapılan ek ile birlikte, Kanun'a dayanan bir ortaklık oluşmuş. Türkiye Emekli Subaylar Derneği, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği, Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Derneği, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği ile Türkiye Muharip Gaziler Derneği bir araya gelerek bir Birlik oluşturmuşlar. Onları da dinleyici olarak görmek beni gerçekten çok mutlu etti. Vatan ve Millet, tıpkı Milli Mücadele'yi verenler gibi kahramanları ve silahlı güçleri ile ayakta durur, kendisini korur ve varlığını sürdürür. Bu nedenle bu birlikteliğin kalıcı olmasını ve başarılı olmasını gönülden dilerim, hayırlı olsun.