Benzin, motorin, gaztorin

dur - durak bilmeden koşuyor..

Rüzgar desem,

-Yetmez.

Fırtına desem,

-Olmaz.

Hortum desem,

-Kafi gelmez.

Tsunami olmuş..

-Yakıyor, yıkıyor, esiyor, biçiyor, gürlüyor, gümbürdüyor, öfke kusuyor, önüne geleni

"tuz - buz ediyor."

Sormak isterim...

-Her fırsat bulduklarında...

Yani; "Zaman bu zamandır" diyerek, benzin, motorin ve gaztorine ZAM'mı "en baba" biçimde koyanlara ne demeliyiz?

Nasıl davranmalıyız?

Nereden başlayıp, nerede bitirmeliyiz?

Kelam ederken, hangi pozizyonu almalıyız?

Doymak nedir bilmeyen bu müptezellere karşı pozisyon alırken, yüzümüzü mü, ardımızı mı dönmeliyiz?

Vallahi de, billahi de, tallahi de bilmiyorum..

Bilsem, tahmin etsem 2 kere vallahi, 4 kere billahi, 8 kere tallahi olsun ki...

-Gerçeği söylemekle kalmayıp, bangır bangır haykırmazsam, "katmerli hanzo" olayım.

......

Benzine, motorine, gaztorine her ay değil, her hafta değil, her gün değil her saat -ZAM yapmaktan utanmayan, sıkılmayan, arlanmayan güruha "ne demeliyiz? diye soruyoruz ya...

Beyin yordum, düşündüm, taşındım... Sözkonusu güruhu temsil eden açgözlülere ne diyeceğinizi buldum..

Allah sizleri bildiği gibi yapsın...

Benzinizi;

-benzin,

-motorin,

-gaztorine döndürsün."

Burada "veladallin amiiiin" diye bitirmeyi çok düşündüm..

Kararsız kaldım..

Adını bilmediğim, soyadını bilmek istemediğim Diyanet'in başından çekip giden zat'a, Karayusuflu Hüso vasıtasıyla sordurayım diye düşündüm..

Vazgeçtim..

Çünkü, adam arapça bilmiyordu ki, veladdallin amin'in neyi işaret ettiğini bilsin..

İmdadıma Hüso yetişti, "sorunun cevabını biliyorum Sülo" dedi..

"Söyle" dedim...

Şöyle dedi;

-Veladdallin amin kelamı, her fırsatta ZAM yapan insaf yoksunu müptezellere göre,"amindallin-i veled'tir."

-Vallaha mı dedim..

-Hem vallaha, hem billaha, hem tillaha Sülo" dedi.???