Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada çok önemli gelişmeler oluyor. Ülkemizdeki önemli gelişmeler arasında Ümit Özdağ konusuna ayrı bir yer vermeliyiz. Çünkü siyasi nedenlerle gözaltına alınıp tutuklandığı anlaşılıyor. Yani, hukuki gerekçelerin yeterli olmadığı görülen bir tutuklama için ne demek gerekir ki? Tahliyesi de aynı şekilde değerlendirildiğinde ortaya ne çıkar? Şu veya bu nedenle olsun, Ümit Özdağ'ın tahliyesi son derece sevindirici olmuştur. Ümit Özdağ bıraktığı yerden devam etmelidir. Özellikle Türk olmayan Suriyelilerin gönderilmesi, Türk Milleti'ne kurulan tuzakların ortaya konulması için yaptığı açıklamalara devam etmelidir. Hiç bir parti taassubu içerisinde bu istekte bulunmuyorum. Artık partilere bakış açım son derece farklı duruma gelmiş olduğu için değerlendirmelerim partilerin konumlarına göre olmamaktadır. Ümit Özdağ'ın özellikle Türk olmayan Suriyeliler ile ilgili gayretleri, mücadelesi konusunda ne kadar haklı olduğunu yanı başımızda yapılan savaşta çok açık olarak görmekteyiz. Azgın İsrail'in başlattığı saldırıda ilk yapılan iş ne oldu? Nokta vuruşlar ile birçok kişi katledildi. Bu nasıl yapıldı? Ülke içerisinden. Kimler yapmış olabilir? Elbette İran içerisindeki ajanlar. Zaten iddialar o yönde olmaktadır. Kendi ülkemizde ne olduğu belirsiz kimler var acaba, biliyor muyuz? Özdağ tutuklandığı günden beri bu Suriyeli konusu adeta hasıraltı edildi. Bu aşamadan sonra umarım yeniden başlar. İran-İsrail savaşının etkisi ve önemi sadece bölgemiz için geçerli değildir. Bu savaş devam ederse dünya dengelerini etkileyebilecek durumlarla karşılaşabiliriz. Bir kaç günde İran'ın teslim olacağını bekleyen İsrail ve ABD böyle olmadığını, olmayacağını anlayınca şaşırmış durumdadırlar. Sonucun nereye varacağını şimdiden kestiremediğimiz bir ağır savaş şartlarının içerisinde bulunuyoruz. İsrail'in çok güvendiği savunma kulelerinin aşılması çok şeyi değiştirmiştir. Bu savaştan İsrail'in son derece yıpranmış olarak çıkması en büyük dileğimdir. Elbette İran içerisinde yarıdan fazlasının Türk olduğunu ve bu Türklerin İran'ın baskıcı rejimine karşı verdikleri mücadelenin yanında olduğumuzu tereddütsüz her fırsatta ilan ediyoruz. Ancak, İsrail bu saldırgan tavrı ile bölgemizi ve hatta dünyayı ateşe verecek kadar gözü dönmüş olduğunu çok açık göstermektedir. ABD ile tam uyum görüntüsü vererek onun gücüne güvenen İsrail bir yerde durmak zorunda kalmalıdır. ABD artık kendi içerisinde çok ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. ABD kendi açısından varlık yokluk kavgası verirken hâlâ dünya jandarması rolünü oynaması tehlikeyi artırmaktadır. ABD ekonomisi batık bir dönemden geçmektedir. Bunun reçetesi olarak ileri sürdüğü her hareket, tavır ve eylem işini daha da zorlaştırmaktadır. Bu durumda abd-İsrail işbirliği istediklerini elde edebilecek bir sonuca çok zor ulaşacaktır diye ümit ediyorum. Bu arada bir önemli konu daha dikkatimi çekmektedir. Türkiye'nin herhangi bir ülke ile yapacağı bir savaşta dünyanın her yerindeki Türkler, bulundukları ülkede en azından yürüyüş yapar, ülkemize destek verir ve ülkemizin yanında yer alır. İran ile İsrail birbirini yok etmecesine savaşırken, dünyadaki İranlılardan ve İsraillilerden bir hareket göremiyoruz. Gözümüzden kaçmıyor ise bu durumun nedeni nedir? Bu sorunun cevabını herkes kendine göre düşünmelidir. Ben nasıl düşünüyorum? İsrail açısından, bütün İsraillilerin Netanyahu'nun yanında olmadıklarını düşünüyorum. İran açısından ise önce baskıcı rejim ve sonra da ortak Millet olmadığını düşünüyorum.
Son söz: İsrail, bu savaşta istediği ve beklediği sonucu alamamalıdır. ABD, tehditlerle yol alamayacağını artık anlamalıdır.