5 Ocak’taki gündem programında gazeteci arkadaşım Murat Yonat ile birlikte, Seyhan Belediyesi’nde yaşanan numarataj iddialarını Adana’da ilk kez kamuoyuna duyurduk. Şimdi gelin, bu meselenin üzerindeki sis perdesini biraz daha aralayalım.
Adana Tarım İl Müdürlüğü, tarım arazilerinin konut alanına dönüştürüldüğünü tespit ediyor ve durumu Adana Valiliği’ne bildiriyor. Valilik de belediyelere resmi yazı göndererek açık bir talimat veriyor: 2021 yılı öncesine ait arazilere numarataj vermeyin.
Buraya kadar her şey hukuka uygun, devlet ciddiyetine yakışır şekilde ilerliyor.
Ancak iddialara göre bazı “uyanıklar”, 2021 öncesine ait dosyalarda tahrifat yaparak, yasal olmayan yollarla numarataj almayı başarıyor. İşte ne oluyorsa ondan sonra oluyor. Seyhan Belediyesi yetkilileri durumu fark ediyor ve konuyu adli makamlara taşıyor. Çorap söküğü gibi gelen gelişmeler ise işin boyutunun hiç de küçük olmadığını gösteriyor.
Eğer iddialar doğruysa, tablo vahim. Öyle vahim ki, insanın küçük dilini yutası geliyor. Sadece belediye çalışanlarının değil, başka kurumlarda görev yapan kişilerin de adları kulislerde konuşuluyor. Ve en çarpıcısı…
Seyhan Belediyesi koridorlarında dört meclis üyesinin de bu işe karıştığı iddiaları dillendiriliyor.
Dün yapılan mart ayının ilk meclis toplantısında konu resmen gündeme geldi. Milliyetçi Hareket Partisi ve Adalet ve Kalkınma Partisi meclis üyeleri açıkça çağrıda bulundu:
“Bu dört meclis üyesi kim? Açıklansın! Yoksa hepimiz töhmet altında kalıyoruz.”
Sonuna kadar haklılar.
Eğer ortada böyle ciddi bir iddia varsa ve isimler açıklanmıyorsa, şaibe tüm meclisin üzerine yapışır. Kimsenin “çamur bana bulaşmadı” deme lüksü kalmaz. Bu suskunluk en çok dürüst meclis üyelerine zarar verir.
Buradan açıkça soruyorum:
O dört meclis üyesi kim?
Bu mesele artık kulis dedikodusu olmaktan çıkmıştır. Konu kamu vicdanını ilgilendiriyor. Eğer iddialar doğruysa, sorumluların isimleri açıklanmalı ve gereği derhal yapılmalıdır.
Başta Cumhuriyet Halk Partisi Seyhan İlçe Başkanı Berfu Salıcı Yakıt’ın ve İl Başkanı Anıl Tanburoğlu olmak üzere parti yönetimi bu konuya el atmalıdır. Aksi takdirde yarın bir operasyonel süreç başladığında bunun siyasi faturası çok ağır olur. Bu durum doğrudan CHP’ye yazar ve kamuoyunda büyük bir yankı uyandırır.
Eğer iddialar doğruysa, adı geçen meclis üyeleri vakit kaybetmeden partiden ihraç edilmelidir. Hukuk önünde hesap verilecekse verilir; ama siyaset kurumu şaibeyi sırtında taşıyamaz.
Unutulmasın:
Şeffaflık cesaret ister.
Sessizlik ise şüpheyi büyütür.
Adana kamuoyu artık netlik bekliyor.