Ilgaz tren garından, sizlere çok özel bir şarkının, gün yüzüne çıkışından söz edeceğim.
Sene 1924.
Aylardan Eylül.
Her ne kadar deprem bölgesinde olmasa da Kars'da küçük çaplı bir deprem meydana gelir.
Bunu duyan Atatürk, Kars'ı ve Kars Halkını ziyaret etmek ister.
Ve aynı zamanda, Kurtuluş Mücadelesi sonrası, şükran gezilerinden birini Kars'a düzenlemek ister.
Bunun üzerine Kars ve sadece 6 saat kalabileceğini erkanına bir telgraf çeker.
6 Ekim 1924 sabahı Kars'a geleceğini ve orada sadece 6 saat kalabileceğini söyler.
Kars halkı müthiş heyecanlanır.
Bu türkü; Atasını çok seven, çok sayan Kars, 18 ve 19'cu yüzyılda çok büyük badireler atlatmıştır.
İngilizler, Ermeni Çeteleri, Sovyet Rusyası vesaire...
Bunun üzerine, Kars'da yaşayan bir Azeri Türk'ü; şair Mehmet Türkol, Atası hakkında bir şiir yazar.
Kars'ın mahalli müzisyenlerinden Karapapak Terekeme türküyü Tahı bey, bu şiiri besteler.
Kars kozmopolit bir şehir.
Farklı etnik gruptan insanların, dostane ve kardeşçe yüzyıllardır birlikte yaşadıkları bir şehirdir.
Atatürk Kars'a gelmeden önce, onu teren garında karşılan Kars Halkı, bu besteyi ezberler.
6 Ekim 1924 sabahı, saat 10 civarı Ata gar'a gelir.
Ayağını yere atarken beraber; Kars halkı o meşhur şarkıyı Ata'sına söyler.
Hoş gelişler ola
Mustafa Kemal paşa
Askerin, bayrağın, milletinle çok yaşa
Sağdan sola, soldan sağa
Salla bayrağını, düşman üstüne
Çok duygulanır.
Çünkü ilk defa bir şehir Atasına şarkı yazmıştır.
Bunun üzerine Atatürk; bu şarkının bestekarına ve söz yazarına 500'er liralık iki çek yazar.
Almak istemeseler de, rica minnet kabul ederler.
Bu olaydan yaklaşık 7.5 -8 sene sonra; bu şarkının bestecisi Tahı bey; memleketinde, köyünde, çok müşkül, çok fakir ve yoksul bir şekilde hayata gözlerini yumar.
O öldükten sonra, şahsi eşyalarını kendisinden daha yoksul vermek üzere karıştırdıklarında; ceketinin cebinde 500 liralık bir çek bulurlar.
O çek "Atatürk'ün imzası var" diye bozdurmadığı çek'tir.
İşte Kars böyle bir şehirdir.
Şehir değil, şiirdir.