Seçim dönemlerinin yalakaları da vardır. Her seçim döneminde, çıkar sağlamak, maddi beklenti, koltuk sevdası, yakınlarına iş vaadi adı altında, taraftarı olduğu partinin kazanacağına kendisini inandırır.
Hem inanır, hem de kendine göre başkalarını inandırdığını zanneder. Son günlerde bu türden konulara tanıklık ediyorsunuzdur.
Sosyal medyalarında, Seçimi kesin kazanıyoruz, anketler açık ara bizi gösteriyor, az dişinizi sıkın’’ türünden paylaşımları siz de görmüşsünüzdür.
Veya sokakta, çarşıda pazarda, telefonla arayarak, seçimi falanca aday kesin kazanıyor türünden bir sürü boş lakırdıya kulak kabartmışsınızdır.
Ne var kiiiiii, gerçeklik onların istekleri ve beklentilerinin, hayal dünyasının çok ötesindedir.
Gerçek ile rüya bambaşka şeylerdir.
Seçimlerde bölgecilik, hemşericilik, yörecilik, adamcılık yapanların topluma vereceği hiçbir şey yoktur.
Yalakalığın önde gidenleridir bu tipler.
Yani anlayacağınız saltanat ve servet olan her yerde bu karakter vardır. Bunların olmadığı hiçbir güç merkezi düşünülemez.
Demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerin bir çoğu, dar ekipçi , keyfi yönetim biçimiyle yapılanıp yürümektedir.
Bu şartlar, gücü sınırlamaz, liderler ve onların etrafını saran yalaka çemberleri yaratmaktadır.
Bizden olan ve olmayan diye insanları ayıran zaten bizden değildir
Politik ve ideolojik altyapısı olmayan hiçbir partinin de geleceği yoktur.
Seçime az kala, geleceğin için, şehrin için, çocukların için, iyi düşün ve kararını ver.
Tabi nasıl ve ne şekilde yönetilmek istiyorsan!