Bizim "Eski Dostlar" grubundan Mustafa Mutlu, geçtiğimiz günlerde tekrar özgürlüğüne kavuşan Nasuh Mahruki ile ilgili çok güzel bir yorum yollamış.

Birlikte okuyalım mı?

***

Dün tekrar özgürlüğüne kavuşan Nasuh Mahruki, benim anlayamadığım garip bir adam.

Aileden zengin.

Üstelik saraylı...

Kaptan-ı Derya Nasuhzade Ali Paşa'nın beşinci kuşaktan torunu.

Çok iyi eğitimli, Bilkent Üniversitesi mezunu.

İsterse aklınıza gelebilecek herhangi bir holdinge CEO olur, başarıyla da yönetir.

Kaptan-ı Derya Nasuhzade, Ali Paşa'nın servetinden bile daha büyük bir servete sahip olur?

Bir eli yağda, bir eli balda refah içinde yaşamak varken; sen tut dağa, taşa, kurda kuzuya sevdalanıp dağcı ol.

Onlarca kez ölümle burun buruna gel...

Neden?

Dünya'nın en büyük dağının zirvesinde Türk bayrağını dalgalandırmak için.

Eee, dalgalandı da ne oldu?

Bununla kalsa iyi...

Eğitimsizlikten dolayı o güne kadar, sık sık o dağda, bu kayalıkta ölen dağcılık meraklılarını eğitmek ve zor günlerde halkın imdadına koşmak için Arama Kurtarma Derneğini (AKUT) kurdu..

Beş kuruş kazanmadığı gibi bir de cebinden bir dolu para harcadı.

Körfez Depremi'nde  günlerce enkaz altından depremzede çıkardı.

Adı Kahraman'a çıktı.

Çıktı da ne oldu?

Baktı ki Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti bir "karşı devrim"e sürükleniyor.

Tüm gücüyle kavgaya girdi.

Yobazlara, Atatürk düşmanlarına, laik, demokratik, sosyal hukuk devletini çökertmek isteyenlere savaş açtı.

Yetmedi; Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkez Yönetim Kurulu'na girdi.

Eee, girdi de ne oldu?

Binlerce köşe yazısı, çok sayıda kitap yazdı.

Özellikle gençlere ideallerinin peşinde koşmayı öğretti.

"Kendi Everest'inizi yaratın" dedi.

Konferanstan konferansa koşup "Değerlerinize sahip çıkalım" çağrısında bulundu.

Eee, bulundu dane oldu?

Önce; kurduğu ve hayatını adadığı AKUT'u elinden almaya çalıştılar.

Yılmadı.

Sosyal Medya'dan 'Elektronik Oylama Sistemi' ne geçmeye hazırlanan  Yüksek Seçim Kurulu'nu eleştirdi.

Eee, eleştirdi de ne oldu?

Özgürlük tutkusunun peşinde koşa koşa, Dünya'nın zirvesine bile çıkan bu adamı sırf bu yüzden 16 gün demir parmaklıklar arkasında tuttular.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, üç yıla kadar hapsini istedi.

Sonra, tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi.

Geçtiğimiz gün Korkusuz'un 11'ci sayfasında küçük bir haber yayınlandı:

"Kayseri'de Atatürk Anıtı'na saldıran ve zarar veren dayı ile kadın yiğeni, sadece 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Kıyaslamayı siz yapın; YSK'yı eleştirmenin cezası 3 yıl, Atatürk'e saldırmanın bedeli cezaevinde geçmeyecek 4 ay.

Sana mı kaldı "adil seçim istemek?

Laik Türkiye için didinmek, çalanlarla, çırpanlarla, sahtekârlık yapanlarla uğraşmak...

Keyfine baksana, Nasuh.

Dedim ya gerçekten garip bir adamdır Nasuh Mahruki...

Ama adamdır, hem de en sağlamından!

Hapislik de ona vız geldi, tırıs gitti.

Geçmiş olsun.

Mustafa Mutlu.

***

Bu yoruma da yorum, siz değerli okurlarımın.