Birileri, son günlerde "Erken emeklilik" diyor da başka birşey demiyor..

Diyenler (!) ne demeye çalıştıklarını kendileri bilmiyorken;

-Dese ne yazaaaaar..

-Demese ne yazar..

Efendilere göre bu iş;

Çok kolay..

Çok sağlam..

Çok sağlıklı..

Çok basit..

Çok sabit..

Çok sarih..

Çok sıhhi..

Tamam, da arkadaş, sizler ömürlerinin yarısından çoğunu canı kadar sevdigi ülkesine harcayan, faydalı olabilmek için çalışan, çabalayan, günü geldiğinde de "emeklisin" denilen elleri öpülesi emeklileri doyurdunuz da, başkaları mı kaldı?

Erken emeklilik masalları anlatıp duruyorsunuz..

İyi de arkadaş,

Bu iş nasıl olacak?

Hangi bütçeyle olacak?

Kendi emeklisinin sayı olarak kaç olduğunu bilmekte zorlananlarla..

Emeklileri kendi içlerinde 5 parçaya bölenlerle..

Kime ne kadar vereceğini çözemeyenlerle bu işi yoluna koymak, arzu edilen şekle sokmak mümkün mü?

-"Selamın aleyküm" diyeni emekli etme kafası neyin kafasıdır?" diye sorarlar adama.

......

Erken emeklilik yasa düzenlemesiy mişşşşş..

Endişeye mahal yokmuşşş.

Olmak isteyenler sıraya girsin mişşşşş..

Kusura bakmayın ama, hakkettiği parayı vermediğiniz, ve-re-me-di-ği-niz emeklileri doyurmadan, onlarla helalleşmeden bu işi yapma girişiminizi hiç kimseye anlatamazsınız..

-Çünkü girit olmaz..

-Çünkü yemezler..

-Çünkü yutmazlar..

-Ve çünkü "fasaryadan tayyare" sayarlar.

......

NOKTA'yı koyayım..

Koyun ile keçi ırmak boyunda karşı yamaca sıçrayacak..

İlk denemeyi koyun yapar.. Kuyruğu kalkınca "malzeme" ortaya çıkar.. Keçinin hınzır hınzır güldüğünü gören koyun;

"Bendeki malzeme bir kez ortaya çıkar.. Seninkisi ise, ortalıklarda ortalık gülü gibi geziniyor, gör mezmisin?" der.

Her şeyi çözdüm de;

"Koyun kim, keçi kim?"

Ahanda onu çözemedim.!!!