Hiç şüphem yok, sizler de aşırı sıcaklardan şikayetçisiniz.
Benim gibi emekli olup da serin yerlere kaçabilenler şanslı.
Ya bu aşırı sıcaklarda Adana’da kalmak zorunda kalan, hemşehrilerim ne yapacaklar?
Bırakın Adana’da kalanları; tatil yerine gidenlerin de bu sıcakları olumsuz etkilerinden zarar görmemeleri için almaları gereken bazı önlemler var.
O yüzden de bu gün; Murat Geğin’in tavsiyesine uyarak, bu sıcaklarda alınması gereken önlemleri yazacağım…
Bir bilene danıştım.
TIP Fakültesi Balcalı Hastanesi, Patoloji Bölümünde görevli Serkan Uçar’a rica ettim “Lütfen bana aşırı sıcaklarda almamız gereken önlemleri toparlarmısın?” dedim.
Biliyorum, konu Serkan’ın konusu değil.
Ama ne de olsa o bir sağlıkçı ve benden iyi toparlar.
***
İşte size bu sıcaklarda yapmanız gereken şeyler;
Aşırı sıcakların sağlığımız üzerine etkileri, tahmin edemeyeceğiniz kadar fazla.
Güneş , ya da sıcak çarpması;
Bitkinlik;
Kramp tutulmaları
Güneş yanıkları
İsilikler
Güneş geç dönem etkileri
Sıcak ödemi, en belli başlıları.
Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir.
Bu saatlerin dışında denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem (en az 15 koruma faktörlü) kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir.
Yoğun fiziksel aktivite ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvıalınmalıdır.
Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır.
Tüm canlılarda olduğu gibi insan vücudu da belirli sıcaklıklar arasında sağlıklı çalışabilmektedir.
Çalışabilmektedir diyoruz; çünkü insan vücudunun da tıpkı bir makine gibi olması gereken alt – üst sıcaklık değerleri ve en uygun sıcaklık değeri vardır. İnsan vücudunun tüm işlevlerini normal şekilde yerine getirebilmesi için 30 – 40 derece arası sıcaklıkta olması gereklidir.
En uygun sıcaklık ise yaklaşık 36,7 derecedir.
Dışarıda çalışması gerekenler mümkün mertebe Güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı efor isteyen hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar (böbrek ve diyabet hastaları aşırıya kaçmamalı) almaya dikkat etmelidirler.
Bebek, çocuk,yaşlı ve engelliler ile hayvanlar, kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalı, araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır.
Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında, kahve, çay ve gazlı içecekler yerine, süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmeli.
Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücutta daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir.
Biliyorum; bu yazıyı okuyanların büyük çoğunluğu, yukarıdaki tavsiyeleri dinlemeyecekler.
Olsun…Biz görevimizi yapmış olalım da