Yazalım da an-la-sın-lar.

-Bu güzel ülkenin en özel, en nadide, en değerli ormanlarına düşmanca baktılar, "muhafaza ormanı" statüsünden çıkarıp, yandaşlara "rant kapısı" yaptılar da onun için!

-Nerelerde olduklar belli olmayan, neyi kime danıştıkları bilinmeyen, hakları olmadığı halde utanmadan- sıkılmadan 7- 8 yerden "ballı maaşları" cebe indirdiler de onun için!

-Kul hakkı nedir bilmedilerde onun için.

-En küçük bir fırsatı "fırsat" sayıp, ZAM üstüne ZAM yapmayı "adamlık" saydılar da onun için!

-Sadece ama sadece bu dünyaya yaşayıp, öteki tarafın olduğunu unutacak kadar "kofzottirik anlayış" sergilediler de onun için!

-"Bizden onlardan" ayrımını daim hale getirdiler de onun için!

-Kayyum ile kayırmacılığı "bile isteye" TUKAŞ ettiler de onun için!

-Diyanet İşleri Başkanlığı'nı babasının çiftliği gibi yöneten, Arapça bilmediğini söyleyerek, bizi dünyaya rezil eden adını bir türlü hatırlamadığım, hatırlasam da "hatırlatmak istemediğim" zat, tasarruf etmeyi bildiği halde bilmemezlikten geldi, "bütçem yetmiyor, daha çok isterim" dedi.. Öyle davrandı, kimseyi iplemedi de onun için!

-Bize bu güzel ülkeyi cephelerde savaşarak armağan eden, Cumhuriyeti kuran, unutulmaz devrimler gerçekleştiren, dünya liderlerinin ve Kainat'ın saygı duyduğu "büyük önder, eşsiz rehber, "başkomutanımız" Mustafa Kemal Atatürk'e bir DUA çok görüldü de onun için!

-Cezaevlerini dışarıdan daha emniyetli bilenler, bilmeyenlere BİN bastı da onun için!

-Kadın ölümleri, çocuk istismarları, mafya savaşları noktasında, noksansız duruştayız da onun için!

-"Mutsusuz" diyenleri, "mutluyuz" diyenlerle yan yana dizdiğinizde;

"Önce Avustralya, sonra da Antartika'yı dolaşıp, okyanus üzerinden tekrar bu ülkeye uzanan YOL oldu da onun için!"