Kurban Bayramına sayılı günler kala kurbanlık fiyatlarını duyanlar, astronomik fiyatları görünce kara kara düşünmeye başladı. Bakın vatandaşlara sorduğumuzda aldığımız cevaplar;

 

‘’Kurban kesebilecek misiniz?

Kurban mı? Ben eti görmeyeli aylar oldu, kasabın önünden geçemiyorum. Sen ne diyorsun kardeşim.

 

‘’Kurban kesebilecek misiniz?

"Ben kesebiliyorum ama 10 bin lira maaş alan emekli ne ile kesecek? O parayı kurbana verse evinde yiyeceği yok. Elektriğini, suyunu karşılayamaz, evini besleyemez. 10 bin lira maaş alan hiçbir emekli kesemez.

 

Evet, Kurban Bayramı yaklaşırken hangi vatandaşa sorsak buna benzer cevaplar alırız. Türkiye ekonomik sıkıntıdan geçerken, Tasarruf tedbirleri alırken vatandaş ne yapsın?

 

Elbette bahsettiğim vatandaş profili Emekli ve Asgari ücretle çalışan vatandaşlarımız.

Parası olan vatandaşlarımızda bayramı tatile çeviriyor.

 

Şunu da bilmek lazım, Kurban Bayramı’nda, fakir fukaraya yardım etmek ve ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürmek de bir görevdir. 

 

Bu vesileyle, Kurban Bayramı’nın gerçek anlamını kavramak ve yaşamak için üzerimize düşen sorumlulukları hatırlamalıyız. Bayram, sevdiklerimizle bir araya gelmek, barışmak, hoşgörü ve affetme duygularımızı güçlendirmek için önemli bir fırsattır.

Bayramları biraz daha duygudaşlık yapmak için fırsata çevirmeliyiz. Paylaşmanın önemini kavramalı ve fakir fukaraya yardım etmek için elimizden geleni yapmalıyız. Böylece, bayramın manevi atmosferini zenginleştirir, toplumumuzun dayanışma ve yardımlaşma değerlerini daha da güçlendiririz.

Unutmayalım ki, gerçek sevinci ve bereketi, sevdiklerimizle paylaşırken ve ihtiyaç sahiplerine yardım ederken buluruz.