25 Mayıs 2018’de Amerika ve Dünya gazetelerinde bir haber;
Başlığı şöyle.
“Mahkemeden 'ayrımcılık' kararı: Trump, Twitter kullanıcılarını artık engelleyemeyecek”
ABD'de federal bir yargıç, ABD Başkanı Donald Trump'ın Twitter'daki bazı kullanıcıları engellemesinin ayrımcılık sayılacağına ve Anayasaya aykırı olduğuna karar verdi.
New York Güney Bölgesi Federal Yargıcı Naomi Reice Buchwald, Trump'ın Twitter kullanımıyla ilgili davada kararını açıkladı.
Yargıç Buchwald, ABD Başkanı olarak Trump'ın Twitter hesabının kamusal bir alan olduğuna, buradaki tüm açıklamaların herkese açık olması gerektiğine ve bazı kullanıcıların engellenmesinin Anayasanın 1. maddesine aykırılık teşkil edeceğine hükmetti.
Yargıç, kararında, Anayasal olarak hiç kimsenin görüşlerini açıklama hakkından mahrum bırakılamayacağını, bu sebeple Trump'ın bazı takipçilerini engellemesinin yasal dayanağı olmadığını belirtti.
Kararla ilgili henüz Beyaz Saray ve ABD Adalet Bakanlığından bir açıklama yapılmadı.
Dava ilk olarak 'Knight Foundation' adlı vakıf tarafından, Trump'ın engellediği 7 Amerikan vatandaşı adına New York'ta açılmıştı.
ABD Başkanı Trump, başkan seçilmeden önce kullanmaya başladığı "realDonaldTrump" adlı Twitter hesabını halen kullanmaya ve birçok açıklamasını bu platformdan yapmaya devam ediyor.
Özeti şu;
ABD Başkanı, Twitter hesabında hoşuna gitmeyen şeyler yazan 7 takipçisini engelledi.
O takipçiler, başkanın kararının demokratik olmadığından beyanla aleyhinde dava açmışlar.
Bayan yargıç da, vatandaşların itirazını haklı bularak Trump’ın “böyle bir yasaklama yapamayacağına” karar vermiş.
Başkanlığını ve kararlarını beğenmediğimiz ABD Başkanı; böyle bir karardan ötürü bayan yargıca kızmamış, onu bu kararından ötürü cezalandırmamış da.
Zaten mevzuat da buna izin vermez.
Belki mevzuat, onun bu kararından ötürü cezalandırılmasını önleyebilir.
Ama başkanın böyle bir karara kızmasını önleyemez.
Şaşırmazsanız söyleyeyim; Başkan Trump “bayan hakim görevini yaptı” demiş.
New York Güney Bölgesi Federal Yargıcı Naomi Reice Buchwald’da “böyle bir karardan ötürü kimse beni cezalandıramaz” diye konuşmuş.
Şimdi diyeceksiniz ki “bu anlatılanların bir kısmı tevatürdür”
Olabilir.
Ama olayın gerçek olduğunu bütün Dünya biliyor.
Yani gelişmelerin demokratik tavırlar içerisinde geçtiğinden kimsenin şüphesi yok.
Trump ve ekibi bu olay nedeni ile Anayasa’yı değiştirmeye kalkmadı.
Anayasa hakimlerini de görevden almadı.
Şimdi “keşke bizde de böyle olsa” desem, kızarmısınız bana?