Karataş..

Denizine, kumuna, kumsalına, güneşine, taşına, suyuna, toprağına, balığına, havyarına, insanına hayran olduğum ilçe..

Doğduğum, son nefesimi verdiğimde de gömülecegim yerdir Karataş..

-Özeldir,

-Önceliklidir,

-Başkadır,

-Farklıdır,

-Asaletlidir,

-Ve.. Asildir.

Karataş için hep şu söz söylenir;

"Bir tülü kabuğunu kıramadı."

-Kim söyler bunu?

-Kendilerinden başka kimseye, ama hiç kimseye faydaları olmayan mıhsıçmazlar."

-Atar tutarlar..

-Söylemiş oldukları YALAN'ın üzerine önce tereyağı, bal sürerler, sonra da camuz kaymağı ile avcarlarlar..

Karataş ile ilgileri olmamasına rağmen, "AHKAM" kesmeye bayılırlar..

-Be ey gafil, be ey Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz.. Bunu söyleyen SEN neden Karataş'ı tercih etmeyip, "illaki Mersin, illada Mersin dersin?" sorusunu sorduğunuzda; "Hindi gibi susarlar, tazı olup kaçarlar..

Karataş'ı tercih etme, daha uzakta olan Mersin'de yaşa.. Sonra "hakkım var" de, konuş..

O HAK'kı sana kim, nasıl ve hangi HAK ile veriyor?

Söyle de bilelim..

Eğer kendinde bu yetkiyi görüyor ve söylüyorsan;

"Al o yetkini... kunduranın topuk bölümünde sakla."

........

Toprağımın güzel insanları,

şu gerçeği bilin ve unutmayın ki; Bizlerin tek dostu var,

O DA KENDİMİZ..

Delinmedik kulağımızın arkası kaldı.. Kendi göbeğimizi kendimizin kesme vakti geldi..

Kim Karataş'a "EVİM," Karataşlılara " "ENE KIRBEN RABBEK YA HAYYEY" diyorsa, yolumuza o güzel insanlarla REVAN olalım, Karataş'ımızı o güzel insanlarla büyütüp, geliştirelim..

Gayrısı yok,

Olmadı ve asla ol-ma-ya-cak.!