Bir önceki yazımızda ; Covid19 pandemisi nedeni ile 65 yaş üstüne uygulanan haksız yasakların; içinde benim de bulunduğum bu "delikanlılara" yapılan bir haksızlık olduğundan söz ederek; demiştim ki;
Alman yazar Goethe, en bilinen eseri "Faust" u yazdığında 82 yaşındaydı.
Afrikalı'ların "Beyaz Sihirbaz" diye tanımladığı Nobel ödüllü, Alman doktor Albert Schweitzer'in gençlik yıllarındaki tek amacı, Afrika'daki insanların hayatını kurtarmaktı.
Bu yüzden de tıp eğitimi aldı ve 38 yaşından itibaren Gabon'da insanlara yardım etmeye başladı.
- açtığı hastanede vefat ettiği 90 yaşına kadar ameliyatlara katıldı.
Bu gün 107 yaşında olan Muazzez İlmiye Çığ, hala Dünya'nın kabul ettiği en değerli Sümeroloğ'dur.
Operada en fazla gösterimi yapılan oyunlardan olan "Othello'yu besteleyen İtalyan bestekar Verdi; bu besteyi 75 yaşında yaptı.
Çok iyi anımsıyorum, 2014 yılında, yabancı basında şöyle bir haber çıktı;
Amerika'da Anna Stoehr isminde bir kadın Facebook'a üye olmak ister.
Doğum tarihi 1900'dür ama, Facebook'ta o yıl doğum tarihi kısmı 1905'den başlıyordu.
Bu yüzden mecburen yaşını "99" olarak girdi.
Ama Facebook şirketine "gerçek yaşımı kullanmak istiyorum" temalı bir mail attı.
Yani Anna Stoehr şunu haykırıyordu;
"Hala yaşıyorum"
Ne güzel bir başkaldırı.
Ne muhteşem bir manifesto.
"Yaş"ın sadece bir rakam olduğunun dışavurumu.
Bir toplumun kullandığı dilde var olan kelimeler, o topluma dair yaşantıyı, anlayışı da içinde barındırır.
Mesela bu gün "İhtiyar" kelimesini duyduğumuzda, zihnimizde avurtları çökmüş, yüzü kırışık dolu, bir elinde baston bir insan tasavvur ediyoruz.
Oysa "ihtiyar" Arapça kökenli, ama artık Türkçeleşmiş bir kelime.
İhtiyar'ın asıl anlamı "seçkin" ve "hayırlı" dır.
Hatta "Kırsalın Millet Meclisi" diye tanımlayacağımız "ihtiyar heyeti" de aslında;
Köyün öğretmeni, köyün imamı gibi seçilmiş kişilerden oluşur.
Çoğu kişi ihtiyar heyetini "köyün yaşlıları" olarak biliyor.
İşte bu algı çok yeni.
Ama bence 65 yaş üstü büyüklerimizin yeni adı "Covid Kahramanları" olmalı.
Bu onlara çok yakışır.
Eskiden seçkin olduğu düşünüldüğü için "ihtiyar" diye tanımlanan 65 yaş üstü; şimdilerde işe yaramaz, bir şey üretemez, sırtımıza yük, kambur gibi haksız ve anlamsız bir yargıyla karşılaşıyor.
Oysa Bernard Shaw ne güzel söyler;
"Yaşlanmadan akıllanmayı çok isterdim"
Ben 65 yaş üstü tanıdıklarımla konuşmadan son derece keyif ve feyz alırım.
Pandemi'den hemen önce annemler ve sınıf arkadaşlarıyla yaptığım Kars gezisi, o ana kadar katıldığım tüm turları, dinamizm, dakiklik ve kaliteli zaman açısından geçmiştir.
Kimse ne yürümekten, ne erken kalkmaktan, ne de rehberin uzun uzun verdiği tarihi bilgilerden şikayet etmiş, bilakis ilgi göstermişlerdir.
Gezide daha net anladım ki, ihtiyarlar gençleri cebinden çıkarır.
Hala fırsatınız varsa "ihtiyar"ı algıladığınız değil, gerçek manasıyla idrak edip kullanarak yaşamayı deneyin isterim.